Ana Sayfa ELAZIĞ, KÖŞE YAZILARI, ZÜBEYDE DURAN YAZILARI 21.11.2020 311 Görüntüleme

SAĞLIĞIMIZ MI? ZEVKLERİMİZ Mİ?

Paylaş

Aylardır Covid-19 denen illetle uğraşıyoruz. Geçtiğimiz sene bugünlerde Çin’de ilk vaka ortaya çıktığında olayın bu denli korkutucu safhalara ulaşacağı kimin aklına gelirdi? İlerleyen zamanla tüm dünyaya yayılan bu illet dur durak bilmiyor.

Tabi bu seviyeye gelinmesinde en büyük katkı vurdumduymaz, sorumsuz ve vicdansız insanlar…

Mart ayında ülkemizde görülen ilk vaka sonrası salgınla mücadele açısından tedbirler alınmaya başlandı. Aylarca dünya genelinden daha düşük seviyelerde tutulmaya çabalanan vakalar ekonomik açıdan tedbirlerin azaltılmasının ardından yaz sezonunun başlayıp insanların tatillere çıkması, ardından evlerine geri dönmesi, gizli gizli yapılan partiler, düğünler, taziyeler vs. sebebi ile tekrar yükselmeye başladı.

Havaların soğumasıyla birlikte virüsün etkisini arttıracağını uzmanlar aylardır bangır bangır söylüyordu. Çünkü virüs kapalı ortamlarda daha hızlı yayılıyor. İnsanlar ne mi yaptı? Yine gezmelerinden, tozmalarından, partilerinden, kafelerinden eksik kalmadılar. Bunun sonucu aylardır verdiğimiz uğraş adeta boşa gitti, hatta en başa döndük…
Aylardır bir kısım vatandaş tüm kurallara uyarak evden dahi çıkmazken, bir kısmı ise sorumsuzluğun en üst seviyesini göstererek hiç bir kurala uymadı.

En basiti maske takmayı bile başaramadılar. Virüs yok diye kafa buldular. Virüse şiirler yazdılar, klipler çektiler. Ne eğlencelerinden, ne tatillerinden, ne kafelerinden, ne düğün derneklerinden geri kalmadılar.

Daha bu hafta başında ana haber bülteninde okulların ara tatile girmesi nedeniyle ailelerin termal tatil yerlerini doldurduklarını görünce pes dedim. Hâlâ gezme tozma peşinde olan ne kadar çok insan var! Vallahi akıllanmayız! Sonra yasaklar gelince de her kafadan bir ses çıkar.

İnsanlar kendini idare edemiyorsa kurallar ve yasaklar getirilir. İşte kendini korumayı bile başaramayan bir toplum olduğumuz için yeniden tedbirler alınmaya başlandı. Yalnız unutulan şey, pandemi için tüm tedbirleri sadece devletin almasını beklemenin yayılıma tam çözüm olamadığı. Toplum olarak herkesin bu konuda bilinçli hareket ederek sorumluluk alması gerekiyor.

Çalışmak zorunda olduğundan dolayı evden çıkanlara zaten sözümüz yok Allah yardımcıları olsun.

Fakat bunun dışındakiler…

Sağlığımız uğruna zevklerinden vazgeçmeyenler…

Evet sizler… bir durup düşünün sağlığınız mı, zevkleriniz mi daha önemli? Hadi kendi canınızın kıymeti yok onu anladık, peki diğer insanların ne kabahati var? Sizin hayatınız normal devam edecek diye diğer insanlar korkuyla yaşayıp, hastalık kapıp, makinelere bağlanınca çok mu mutlu oluyorsunuz? Bir gün o hastalarla aynı durumda olabileceğiniz aklınızdan geçiyor mu? Korkmayın bir müddet evden çıkmazsanız ölmezsiniz, bizler aylardır çıkmıyoruz.

Sözün özü, aylardır bitmeyen vakalara mı, kaybedilen canlara mı, eve tıkıldığımıza mı, yoksa bozulan psikolojimiz ve yok olan hayat enerjimize mi yanalım bilemiyorum. Tek bildiğim bir yandan insanoğlunun ne kadar aciz olduğunu bir kez daha görürken diğer yandan da ne kadar vurdumduymaz, sorumsuz, cahil insanlarla birlikte yaşamak zorunda olduğumuz gerçeği… Ne diyelim Allah ıslah eylesin.

 

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com