27 Şubat 2021

ROMANLARIYLA YAVUZ BAHADIROĞLU HALA BİZİMDİR

Paylaş

Ortaokul-lise dönemlerimde en çok okuduğum yazarlardan biriydi Yavuz Bahadıroğlu. “Allah Allah Osmanlı geliyor” modunda yazmış olduğu eserler ile zulme uğramış Müslümanlar, Hain Allahsız Komünistler edebiyatının en yılmaz ismiydi o günlerde benim için.

Benimde yıllardan beridir  yazmış olduğum köşe yazılarımda kullandığım “Keşmekeş” ismi onun yazmış olduğu bir romana ait. Bu romanı okudunuz mu bilmem ama iddia ediyorum benim diyen bir Antikomünist yazar bile böyle bir kitap yazamaz.

Bu gün vefatını öğrendim O’nun. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Yolumu aydınlatan, mücadelesi ile bana ilham veren, bir neslin doğru yetişmesine vesile olan babamız Niyazi Birinci (Yavuz Bahadıroğlu), Allah’ın rahmetine yürüdü.” ifadelerini kullanarak duyurmuştu oğlu Mücahit Birinci O’nun vefatını. Üzüldüm haliyle.

Şöyle bir bakınayım dedim gazete haberlerine. Seveni kadar sevmeyeni de varmış anlaşılan. Pek kafamıza yatmasa da görüşleri varsın, yatmasın. Romanlarıyla Yavuz Bahadıroğlu hala bizimdir. Yeri bende Sunguroğlu eserleriyle saklıdır.

1945 yılında Rize’nin Pazarcık ilçesi Hisarlı köyünde dünyaya gelmiştir Yavuz Bahadıroğlu. Gerçek adı Niyazi Birinci olmasına rağmen köşe yazılarında ve kitaplarında Yavuz Bahadıroğlu mahlasını kullanmayı tercih etmiştir.

1971’de İstanbul’da gazeteciliğe başlamıştı.  Zaten onun roman ve hikâye yazmaya başlaması da bu sayede olmuştur. Her ne kadar birçok yerde tarihçi olarak lanse edilse de ona bir tarihçiden ziyade edebiyatçı demek daha doğru olacaktır. Gazeteci kimliğinin dışında radyo programcılığından köşe yazarlığına, roman ve hikâye yazarlığından ülkenin çeşitli yerlerinde verdiği konferanslara kadar birçok alanda kendisini görmek mümkün olmuştur bu güne kadar.

Gazeteciliğini muhabir ve röportajcı olarak sürdürürken, çocuklara yönelik yüzlerce çocuk romanı ve hikâye yayımlamıştır. Şüphesiz pek çok gencin kitap okuma alışkanlığı ve tarih sevgisi kazanmasının da baş aktörüdür. Romanları sürükleyici ve anlatımı da gayet açıktır. Sunguroğlu serisi ortaokul yaşındaki çocuklar için idealdir.

Eserleri yirmi yaş ve üstü için inanılmaz saçma gelebilir ancak o yaşın altındakiler için ise tam etkisine girilebilecek kudrette eserlerdir. Kolay okunur ve akıcıdır. Net mesajcıdır. Kısacası yeni okumaya başlayanlar için Türk – İslam Sentezi misyonunun çok başarılı bir üyesiydi o dönemlerde. Eline kitabını verdiğiniz gencin önünde bir ufuk açardı.

Kendisi Kemal Tahir, Tarık Buğra, Nihal Atsız, Namık Kemal gibi önemli tarih romanı yazarlarımızdan daha genç ancak daha sivri dilli ve günümüz Türkçesi’ni kullanan nadide bir yazardı.  Asıl çıkışını Yavuz Bahadıroğlu ismiyle yazdığı romanlarıyla yapmıştı. İlk romanı Sunguroğlu ve ardından yazdığı Buhara Yanıyor romanı ülkenin o dönemde en çok satan romanlarından olmuşlardı.

Genelde Osmanlı İmparatorluğu’nun çeşitli dönemlerini ele alan otuzu aşkın romanı vardır. Roman, çocuk kitapları, hikâye, araştırma, oyunlar, film yapılmış senaryolar ve fikri eserler olmak üzere yüzlerce çalışmaya imza atmıştır. Yurt içinde ve yurt dışında çeşitli konularda binlerce konferans vermiş çeşitli kurum ve kuruluşlardan ödüller almıştır. Yeni Akit gazetesinde köşe yazarlığı yapıyordu.

Son olarak; Fikir ve araştırmalarıyla çocukluğumdan bu güne kadar tarihe bakışımda yeni ufuklar açan, eserleri ve verdiği konferanslarla gönüllerde taht kuran yazar Yavuz Bahadıroğlu’na Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine baş sağlığı diliyorum.

Saygılarımla…..

Yazarın Tüm Yazılarını Görmek İçin TIKLAYINIZ 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nineteen + eight =