Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI, MURAT AT YAZILARI 9.09.2020 44 Görüntüleme

BİR OZAN ARİF GEÇTİ DÜNYADAN

12 Eylül öncesi solun Âşık İhsani’si, ülkücülerin de Ozan Arif’i vardı. Gür, davudi sesiyle “Türk milleti kendine dön” der, on binleri coştururdu. Sağın yegâne sanatçısıydı.

Ve Türk milliyetçiliğinin sembol isimlerinden birisi olan Ozan Arif (Şirin) 69 yaşında hayatını kaybetti. Ozan Arif’in vefat haberini oğlu Mehmet Alp Şirin sosyal medya hesabından duyurdu. Babam Ozan Arif Şirin bu sabah saat 04:50’de Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur ” diye.

26 yıl önceydi, üniversite ikinci sınıftaydım.

Evet, o yıllarda Üniversite öğrencisiydim. Henüz 20 yaşındaydım. O dönem ki adıyla Bizim Ocaklı idim ya da şimdiki adıyla Ülkü Ocaklı.

Aileden gelen bir milliyetperverlik elbette ki vardı bizde. Ocakta bizlere dersler veren hocalarımızda vardı.  Ancak pek te donanımlı olduğumuz söylenemezdi.

“Ülkücülük” mefhumu ile beraber karşımıza ilk çıkanlardan biriydi Ozan Arif.

Ozan Arif bir Türk Milliyetçisiydi, Ülkücü’ydü, ozandı, devrin zalimlerine başkaldırmış sanatçıydı, 11 yıl sürgün hayatı yaşamış bir vatansever idi.

Ne diyordu bu adam?

“C-5” de neydi?

Mamak’ta neler olmuştu?

Ülkücülük?

İşkenceler?

Şehitler?

Komünizm?

Başbuğ?…

Her sözünde etkiliyordu bizleri.

Her çıkarttığı albümünü Bizim Ocak’ta çevirip çevirip tekrar tekrar dinliyor, söylediği sözlerden kastını anlamaya çalışıyorduk. Onun yazdığı şiirlerle mazide yaşananları öğreniyor, öğrendikçe hırslanıyor ve yaşanan olayların ıstırabını bizlerde derinden hissediyorduk.

“Eğilin milletten yükselen sese,

Mavi boncuk dağıtmayın herkese,

Hoşgörü bezinden takım elbise,

Giyerseniz yazık olur vatana!”

Hakikati haykıran, etkili söz söyleme kabiliyeti ile yüreğindeki ıstırabı bize yetiren, her destanı birer ders niteliğinde olan, öğreten, bilgilendiren Ozan Arif destanları “meselelerden bihaber” olan bazı arkadaşlarımıza “en kolay yoldan meseleleri nasıl anlatırım?” hususunda bize ciddi yardımcı oluyordu.

İşte böyle böyle bir nesil Ozan Arif ile büyüdük biz. Ülkü denen bu yolda “Ozan Arif bizi büyüttü” dersek daha doğru olur. Fikren bizi besledi, doyurdu. Fikriyle, duruşuyla, keskin sözleriyle, cesaretiyle hep bize misal oldu.

Aslında Ozan Arif gibi bir mücadele adamını anlatmaya günler yetmez, benim de zaten haddim değil. Benim bu yazıyı kaleme almaktaki maksadım, Ozan Arif’in benim ve benim gibi birçok arkadaşın üstünde olduğuna inandığım hakkıdır.

Ozan Arif,Müslüman-Türk’ün düşmanları karşısında sazı ve sözü ile mücadele vermiş, Ülkücü Hareketin heyecanına ve azmine katkıda bulunmuş birisidir. Bir nesil onun eserleri, türküleri ve destanları ile inançlarını korumuş, söylediği eserler onları şuur ve direnç sahibi yapmıştır.

Ozan Arif’in “Gardaşım bu iman oldukça sende/Ölmez Bu Hareket, Ölmez Bu Dava” isimli eserini ve buna benzer eserlerini dinleyip de etkilenmeyecek ve imanına iman katmayacak hiçbir Ülkücü yoktur.

“Hak bildiğin yolda yürü,

Çürürsen de öyle çürü,

Bu düzene bas küfürü,

Boş ver gönül Allah büyük”

Diyen Ozan Arif’i şimdilerde “tü kaka” ilân etmeye kalkanlara bakmayın siz.

Bazı şeyler yaşanır, anlatılmaz.

Sevgi, vefa gibi mefhumlar da böyledir.

Biz laf olsun, torba dolsun diye “Ozan Arif bir nesli büyüten adamdır” demiyoruz.

Bunu benim akranlarım, benim yaşıma yakın olan her Türk Milliyetçisi arkadaş bilir ve inkâr da etmez.

İnkâr eden de nankörlük etmiş olur ki, ona zaten ne desen kâr etmez!

Mübalağa görülmesin, bazı at hırsızları bu yazımdan başka manalar çıkarmaya yeltenmesin diye Ozan Arif’in gönlümdeki yerine dair bu yazdıklarım bir özet olsun.

Biz onda Türk Milleti’nin mazisine bir vefa gördük.

Vefa gösteren, vefa bulsun dedik.

Gönlümden geçenlerin binde biri bile etmeyen bu yazı vesilesiyle Ozan Arif’e Allah’tan rahmet ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Saygılarımla…

Yorumlar

Tema Tasarım | Osgaka.com