DOLAR 33,0704 0.05%
EURO 36,0670 0.15%
ALTIN 2.562,700,06
BITCOIN 20664734,57%
Elazığ
26°

AZ BULUTLU

13:15

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

 
height="132" />  
En sağlıksız yiyecekler

En sağlıksız yiyecekler

ABONE OL
Şub 7, 2022 17:13
En sağlıksız yiyecekler
0

BEĞENDİM

ABONE OL
 

Bugüne kadar yapılan araştırmaları baz alarak ve uzmanların görüşlerine yer vererek en sağlıksız yiyecekleri okurlarımız için derledik. 

İşte uzmanlara göre uzak durulması gereken 10 yiyecek: 

1- Pastırma 

Doktor Reyzan Shali, normal hücrelerin kanser hücrelerine dönüşme sürecine atıfta bulunarak, “Birçoğu, Dünya Sağlık Örgütü’nün karsinogenez söz konusu olduğunda pastırmayı tütünle aynı kategoride sınıflandırdığını bilmiyor” sözleriyle işlenmiş etin sağlığa zararına vurgu yaptı. 

Bilgi: Karsinogenez nedir? 

Karsinogenez, onkogenez veya tümör oluşumu, normal bir hücrenin genetiğinin bozulması ile kontrolsüz bir şekilde bölünen kanser hücresine dönüşme sürecidir; yani bir hücrenin kanserleşme sürecidir. Kanserleşme süreci, hücresel, genetik ve epigenetik düzeylerdeki değişiklikler ve anormal hücre bölünmesi ile tanımlanır. 

2- Hindi füme 

Doktor Reyzan Shali, “Eti zararlı yapanın işleme süreci olduğunu açıklıyorum. Dolayısı ile daha sağlıklı hale getirmek için pastırmayı hindi ile değiştirmek bir şey ifade etmiyor.” dedi. 

3- Kızarmış yiyecekler 

Ruh Sağlığı Diyetisyeni olarak tanınan diyetisyen Angela L. Lago, “Hiç kızarmış yiyecekler yemeyin demiyorum, ancak kızarmış yiyecekler kimsenin diyetinin temelini oluşturmamalı. Genel olarak, kızarmış yiyecekler yağ, tuz ve kalori bakımından daha yüksektir, bunların tümü kalp sağlığı ve obezite geliştirme riskini artırmaktadır” dedi. 

4- Patates cipsi 

Illuminate Labs tıbbi danışman Andrea Paul, bu popüler atıştırmalık yiyeceklerin sağlığa zararını şu sözlerle açıklıyor: Düşük besin değeri, kullanılan ucuz yağ ve yüksek miktarda sodyum… 

5- İşlenmiş şeker 

Dr. Paul, “İşenmiş şekerin besin değeri esasen sıfırdır ve tıbbi araştırmalarda obezite ve metabolik hastalık riskini artırdığı gösterilmiştir” sözleriyle şekerli ve paketlenmiş gıdaların riskini açıklıyor. 

6- İşlenmiş yağlar 

Uzmanlar, “işlenmiş yağları mümkün olduğunca diyetinizden çıkarmaya çalışın” ifadelerinde bulunurken, beslenme uzmanı olan Arika Hoscheit bunun nedenini şöyle açıklıyor: 

“Üzüm çekirdeği, soya fasulyesi, kanola, pamuk tohumu, mısır ve bitkisel yağlar gibi işlenmiş yağlar genellikle insan sağlığına zararlıdır. Çünkü işleme sırasında yağları oksitleyen aşırı yüksek sıcaklıklara ulaşıyorlar” 

7- Hidrojenize yağlar (Örneğin: Palm yağı) 

Bu yağ kategorisi, birçok paketlenmiş gıda ve fast food ürününde yer alıyor. Beslenme uzmanı Paul, “Hidrojenlenmiş yağların, nüfus araştırmalarında ölüm oranlarını arttırdığı kesin olarak gösterilmiştir. Fıstık ezmesi gibi birçok popüler tüketici ürünü markası hidrojene yağlar içerdiğinden, tüketicilerin paketlenmiş gıda ürünlerinin üzerindeki içerik etiketini okumaları önemlidir” ifadelerinde bulunurken, bu yağlardan uzak durulması gerektiğini vurguladı. 

Bilgi: Hidrojenize yağ nasıl elde ediliyor? 

Trans yağ, doymamış yağ asitlerinin genel ismidir. Doğal bir yağ türü olmayan trans yağ, bitkisel sıvı yağların hidrojenize adlı bir işlemden geçirilmesiyle oluşur. Bu nedemek oluyor? Trans yağlar, içlerine hidrojen karıştırılarak çok yüksek sıcaklarda ısıtılır ve yağın bu noktada katılaşması beklenir. Böylelikle kolay yoldan ve daha fazla kullanılabilen yağlar elde edilir. Bu yağlar marketlerde satılırken, raf ömürleri oldukça uzatılmış olur. Ancak trans yağların raf ömürlerinin uzatılması, sizin ömrünüzü kısaltabilir. Çünkü hidrojen ekli yağlar sağlığınız açısından oldukça zararlıdır. 

Trans yağ yapımında birçok kimyasal yöntem kullanılır. Bu yöntem oda sıcaklığında bulunan sıvı ve “doymamış” yağları, aynı oda sıcaklığı koşullarında katı yağ içeriğine dönüştürmek için kullanılır. Katı yağ içeriklerini elde etmek için ise bayatlamış ucuz yağlar “nikel osit” adı verilen metal taneleriyle karıştırılır. Bu metalle karışan yağ, kapalı ortamda çok yüksek sıcaklık ve basıncın içerisinde hidrojen gazına bırakılır. Bu işlemden sonra içerisine kıvam verici ve yumuşaklaştırıcı kimyasallar ile nişasta eklenir. Daha sonra renkleri ağartma işlemiyle açılır. 

8- Rafine karbonhidratlar 

Rafine karbonhidartlara beyaz ekmek, beyaz pirinç ve makarna, hamur işleri, pizza ve daha fazlası dahildir. Lago, “Rafine tahıl ürünlerinin vücudumuzda iltihaplanmayı teşvik ettiği biliniyor, genellikle şeker oranı daha yüksek ve obezite ile de ilişkili” dedi. 

9- Sosis 

“İşlenmemiş Kırmızı ve İşlenmiş Etler ve Koroner Arter Hastalığı Riski başlıklı [Güncel Ateroskleroz Raporlarında yayınlanan] bir araştırmaya göre, mevcut kanıtlar işlenmiş et tüketiminin koroner arter hastalığı insidansına etki ettiği saptanmıştır. 

10- İşlenmiş etler 

Kahvaltılık sucuk, pastırma ve hindi füme gibi işlenmiş etlerin sağlığınız için korkunç olduğu açıklansa da, bu yiyecek kategorisi bir bütün olarak sağlıksız. Bu nedenle, bağımsız bir bölümü hak ediyor. 

Sosisli sandviçler, şarküteri etleri, paketlenmiş sucuk ve daha fazlası, diyetinizden tamamen çıkarılmamışsa, mümkün olduğunca kaçınılması gerekilen gıdalar arasında yer alıyor. “Dünya Sağlık Örgütü, işlenmiş etleri 1. grup kanserojen olarak sınıflandırdı, yani kansere neden olduğu biliniyor. Lago, “İşlenmiş etler, taze ette bulunmayan kimyasallar00095866 içerir” diyor. 

 

Yağ yakımını hızlandıran 4 mucize baharat! 

 

Bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra; metabolizmayı hızlandırarak, vücut ağırlığını dengede tutmada destek olarak yağ yakımını destekleyen 4 sihirli baharat ve faydaları… 

Yüzyıllar boyunca kilitli çekmecelerde saklanacak kadar değerli görülen, yalnızca krallar ve aristokrat aileler tarafından büyük servetler feda edilerek bulunabilen baharatların üretimi ve ulaşılabilirliği artmış olmasına rağmen günümüzde hala popülaritesini koruyor. 

Diyetisyen Nagehan Afşar, bağışıklık sistemini güçlendirirken yağ yakımını destekleyecek 4 sihirli baharatı anlattı. 

“Türk Gıda Kodeksi tanımı ile tanımlamamız gerekirse baharatlar; çeşitli bitkilerin tohum, tomurcuk, yaprak ve benzer şekilde farklı kısımlarından bütün halde veya ufalanmış, öğütülmüş şekilde elde edilen ayrıca renk, tat ve koku vermek için kullanılan ürünlerdir” diyen Nagehan Afşar, baharatların geçmişinden ve insanlar üzerindeki etkilerinden bahsetti. 

Baharatlar ilk çağlarda özellikle et ve türevleri olan gıdaların bozulmasını önlemek için veya kötü kokuları örtmek için tuz ile birlikte kullanılmıştır. Her baharat içerisinde birden çok fitokimyasallar bulundurmaktadır. 

Bu fitokimyasal içerikler bitkinin hayatta kalma reçetesidir. Zararlı mantarlardan, patojenlerden, böceklerden koruyucu görev üstlenmektedir. Baharatların kullanımının ilk çağlara kadar dayanması güzel tat ve kokuya sahip olmalarının dışında ayrıca bu fitokimyasal maddeler içeriği ile insanlarda da koruyucu etkiye sahip olduğunun gözlemlenmesidir. Çünkü baharatlar ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek ve gıdalarda üreyebilecek zararlı mikroorganizmaların ölmesinde veya zararlı etkilerinin baskılanmasında etkili olabilmektedir. 

Yağ yakan 4 baharat ve mucizevi faydaları: 

Diyetisyen Nagehan Afşar, bağışıklık sistemini güçlendirmenin yanı sıra; metabolizmayı hızlandırarak, vücut ağırlığını dengede tutmada destek olacak 4 sihirli baharatı anlattı. 

Çörek Otu 

Çörek otunun içindeki bileşenler sayesinde antioksidan, antitümöral, antiinflamatuar, antibakteriyel özelliklerinin yanı sıra bağışıklık sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olduğu bilinmektedir. Çörek otu tohumlarının karbonhidrat, yağ, vitamin mineral ve 8 çeşit vücut için alınması zorunlu olan amino asit içeriği bulundurmaktadır. 

Ayrıca içerisinde asıl önem arz eden timokinon aktif bileşeni bulunmaktadır. Çörek otunun özellikle kan lipit değerleri üzerine olumlu etkilere sahip olduğu serum trigliserit değerini azalttığı bilinmektedir” açıklamasında bulundu. 

Zerdeçal 

Zerdeçalın iştah üzerindeki etkisi: Zerdeçalın ana bileşeni kurkumin olan ve bedenimizde antioksidan, anti-inflamatuar, anti-bakteriyel ve anti-aterosklerotik etkisi göstermektedir. Turuncu-sarı kristalimsi bir toz halinde bulunmaktadır. İçerisinde yağ, protein, karbonhidrat, lif ve farklı türden vitamin ve mineraller içermektedir. 

Zerdeçal, aktif bileşenleri sayesinde yağ dokusundan sentezlenen tehlikeli enfeksiyon yapıcı bileşenlerin üretilmemesine veya etkinliğinin azalmasına yardımcıdır. Ayrıca iştah düzenleyici bir protein yapımında artış sağladığı bilinmektedir. 

Zencefil 

Zencefil içerisindeki biyoaktif bileşenler ile antioksidan özellikler göstermektedir. Obezite ve yağ oluşumuna karşı tedavilerde zencefil kullanımının faydası gözlendi. Ayrıca Etiyopya balı ile zencefil tozu karışımları antibiyotiğe karşı dirençli bakterilerde etkili bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır. Aynı zamanda sahip olduğu güçlü bileşenler ile vücutta yağ oluşum hızını düşürerek obezite tedavisinde kullanılmaktadır. 

Kekik 

Kekiğin içerisinde bulunan ve uçucu yağlardan olan karvakrol özellikle bakterilere, mantarlara karşı koruyucu görev üstlenme ve bedenimizi toksinlerden arındırmaktadır. 

Sonuç olarak, bu baharatları günlük olarak yeterli miktarlarda beslenmemize ekleyerek; hem bağışıklığımızı güçlendirebilir hem de vücut ağırlığımızı koruyabiliriz. 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.