DOLAR 33,0775 0.1%
EURO 36,0831 0.16%
ALTIN 2.556,98-0,16
BITCOIN 20811004,57%
Elazığ
26°

AZ BULUTLU

13:15

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

 
height="132" />  
Yeni Çıkan Kitaplar

Yeni Çıkan Kitaplar

ABONE OL
Şub 3, 2022 19:58
Yeni Çıkan Kitaplar
0

BEĞENDİM

ABONE OL
 

Elazığ Sürmanşet Gazetesi olarak yayın dünyasının nabzını tutmaya devam ediyor. Son günlerde yayımlanan, birbirinden farklı alanlarda dikkat çeken ve okurla buluşan kitapları derledik…

Derler ki, yaşlı bir cadı yaşarmış doğuda…

Bu cadı güneş ve ayı kovalayan kurtlar getirmiş dünyaya. Derler ki, Asgard’a gitmiş ve üç kez ateşe verilmiş, üç kez yeniden doğmuş kaçmadan önce. Derler ki, eşsizmiş büyüsü, kâbusuymuş tanrılar tanrısı Odin’in bile. Derler ki, yaralı dudakları ve sivri dili olan bir adamı sevmiş, Loki derlermiş adına. Derler ki, doğurduğu çocuklar tanrıların alacakaranlığını, Ragnarök’ü getirmiş. Ve yine derler ki, kendisi direnmiş Ragnarök’ün alevlerine sonuna kadar, kalbi dışında her şey bir kez daha küle dönene kadar. Ancak kimisi onun hâlâ yaşadığını söyler.

İnsanlar ölür, tanrılar ölür amao yaşamaya devam eder…

Cadının Yüreği’nde Genevieve Gornichec, İskandinav mitolojisinin göz ardı edilen ancak kıyametin gelmesinde doğrudan rol oynayan buz devi cadı Angrboda’nın hikâyesini anlatıyor. Loki’nin Asgard tanrılarından gizlediği eşi; Fenrir, Hel ve Jormungundr’un annesi; Odin’in alt edemediği rakibi Angrboda, bu kibirli tanrılar dünyasında kendi destanını yazma fırsatına ilk kez kavuşuyor.

Cadının Yüreği, Genevieve Gornichec, Çevirmen: Ceren Gürein, 336 syf., İthaki Yayınları, 2022.

Yıldırım Türker’in Keskin Bir Hayat’ın önsözünde çizdiği bu “insan hakları savunucusu” portresi, herkesten çok Eren Keskin’e uyuyor.

Bircan Değirmenci’nin çalışması, Eren Keskin’in insan hakları mücadelesinin her cephesinde süren hayat hikâyesini kat ediyor. Mutlu bir çocukluk geçirmenin armağanıyla başlayan, bütün mağdurlarla dayanışmanın, her haksızlığın, insan onurunu zedeleyen her şeyin karşısına dikilmenin sorumluluğuyla yaşanan bir hayat… Faili meçhul cinayetlerden, katliamlara, cinsel şiddet görenlere, Ermeni meselesine, “herkesin avukatı” olma bilinciyle yürütülen bitimsiz bir hakikat ve adalet uğraşı… Baskılar, karalamalar karşısında dostluklarla sağalarak…

Eren Keskin’in “insanlık kahramanlığına” örnek hayat hikâyesini sunan Keskin Bir Hayat, aynı zamanda Türkiye insan hakları hareketinin yaklaşık otuz yıllık bir döneminin muhasebesidir.

Keskin Bir Hayat Eren Keskin, Bircan Değirmenci, 374 syf., İletişim Yayınları, 2022.

Yemek Hırsızı, Komiser Montalbano serisinin üçüncü kitabı. Camilleri, okuruna gerçek yaşamın suçlarından esinlenen bir macera sunuyor. Uluslararası suç örgütleri, devletlerin gizli servisleri, yasadışı göçmenler, yozlaşan toplum ve kurumlar, bireysel suçların toplumsal yansımaları, hepsini ustalıkla işliyor. Günümüze pek de yabancı olmayan, incelikli bir dantel gibi işlenen bu konular, Sicilya’dan taşarak evrenselliğe ulaşıyor. Suça, suçluya, topluma, devlete dair nitelikli bir irdeleme yapan Montalbano, birden çok trajediyle karşı karşıya bu sefer. Polisiye bir maceranın peşinde, insanın kaybettiği değerlerini aramaya ve suçun niteliğinin bireyselden, toplumsala, toplumsaldan uluslararası boyuta ulaşmasına tanıklık etmeye davet ediyor bizleri Montalbano.

Yemek Hırsızı – Komiser Montalbano Serisi 3, Andrea Camilleri, Çevirmen: Ayşe Gezer Kolb, 248 syf., Mylos Kitap, 2022.

Bostancı’da, Göztepe’de ve Rıza Bey Apartmanı’nda geçen çocukluk ve ilkgençlik günlerinden, Fransa’ya, Budapeşte’ye, Viyana’ya, Leipzig’e uzanan politik mücadele yılları…

Gün Benderli, Su Başında Durmuşuz’da anlatmaya çocukluğundan başlıyor, anne babasıyla geçen günlerini, öğrencilik yıllarını bir roman tadında yansıtırken, aynı zamanda dönem İstanbulu’na dair günümüz okurunu şaşırtacak anekdotlar da aktarıyor. Tabii, büyüdükçe mücadelesi de onunla beraber büyüyor. Kendini sol hareketin içerisinde buluyor. Hemen hemen tamamı yurtdışında geçen -geçmek zorunda kalan!- bu mücadelenin içinde Nâzım Hikmet’ten Sertellere, Zeki Baştımar’dan İsmail Bilen’e Türkiye sol tarihinin önemli isimlerine de rastlıyoruz.

Kimi zaman zorluklarla boğuşulan ama gelecekten asla umut kesil- memesi ve mücadeleden vazgeçilmemesi inancını yansıtan bir hikâye, kelimenin tam anlamıyla hayat.

Su Başında Durmuşuz, Gün Benderli, 408 syf., İletişim Yayıncılık, 2022.

Nobel Edebiyat Ödüllü John Steinbeck ilk büyük başarısını kazandığı Yukarı Mahalle’de komediyle trajediyi ustalıkla harmanlıyor.

Monterey kasabasının tepelerindeki Yukarı Mahalle’de, Kaliforniya’nın eski yerlileri toplumsal normlarının dışında, yoksulluk içinde yaşarlar. Bunlardan biri olan Danny, Birinci Dünya Savaşı bitip de mahalleye döndüğünde dedesinden kendisine iki ev miras kaldığını öğrenir ve evini dostları Pilon, Pablo, Jesus Maria, Korsan ve Koca Joe’ya açar.

Steinbeck’in Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri hikâyelerinden esinlenerek kurguladığı ve Monterey üçlemesinin ilk kitabı olan Yukarı Mahalle, Danny ve dostlarının nasıl bir araya gelip bilge bir topluluğa dönüştüğünün ve bu topluluğun başından geçen maceraların dokunaklı öyküsü.

Yukarı Mahalle, John Steinbeck, Çevirmen: Ayşegül Çetin, 212 syf., İletişim Yayıncılık, 2022.

Toplumsal çatışmalarda şiddete ve şiddetsizliğe başvurmanın siyasi ve etik boyutlarını tartışan Butler açıkça şiddetsizlikten yana tavır alıyor. Butler, meşru şiddet tekelini elinde tutan aktör olarak devletin şiddet tanımındaki muğlaklığı kendi amaçları doğrultusunda nasıl kullanabildiğini gösterirken, bir yandan da şiddetsizliği savunmak için yeni bir tasavvur geliştiriyor ve şiddetsizliği toplumsal eşitliğin bir gereği olarak temellendiriyor. Şiddetin özsavunma olarak meşrulaştırılmasında sorunlu bulduğu sınırı, kimin “öz”, yani “biz” olarak tanımlanageldiğini ve bu sınır var olduğu sürece şiddeti özsavunmayla gerekçelendirmenin nasıl bir dışlama, dolayısıyla eşitsizlik yarattığını tartışıyor. Yine eşitlik açısından, bütün yaşamların aynı derecede önemli addedilmesi için insanlar daha hayattayken “yası tutulabilirliğin” nasıl pay edildiğini düşünmeye çağırıyor. Klasik sözleşmeciliğin temelinde yatan bireyciliğin eleştirisiyle birlikte, Butler şiddetsizliği karşılıklı bağımlılığın kaçınılmazlığına dayandırıyor.

Siyaset ve felsefeyle ilgilenen okurlarımızın zevkle okuyacağına inanıyoruz.

Şiddetsizliğin Gücü: Etik – Politik Bir Düğüm, Judith Butler, Çevirmen: Başak Ertür, 192 syf., Metis Yayıncılık, 2022.

 

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.