Doğumdan sonraki günlerde yaşanan yoğun duygusal değişimler çoğu zaman “lohusalık” denilerek geçiştirilebiliyor. Ancak uzmanlar, nadir görülmesine rağmen doğum sonrası psikozun hızlı ilerleyebilen ve acil değerlendirme gerektiren ciddi bir ruhsal tablo olduğuna dikkat çekiyor.

Doğumla birlikte başlayan süreç, anne açısından yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda yoğun bir ruhsal değişim dönemi anlamına geliyor. Uykusuzluk, yorgunluk, kaygı ve duygusal dalgalanmalar bu dönemde görülebilirken, bazı belirtiler ise sıradan lohusalık sürecinden farklı olabiliyor.
Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu Aleyna Damla Özcan, özellikle gerçeklik algısında meydana gelen değişikliklerin önemsenmesi gerektiğini belirterek, doğum sonrası psikozun gecikmeden profesyonel değerlendirme gerektirdiğini ifade etti.
GERÇEKLİK ALGISI DEĞİŞEBİLİYOR
Doğum sonrası psikozun yaklaşık her 1.000 doğumdan 1-2’sinde görüldüğünü belirten Özcan, nadir görülmesine rağmen tablonun ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.
Psikozun doğumdan sonraki ilk günler veya haftalarda ortaya çıkabildiğini belirten Özcan; kafa karışıklığı, olağandışı davranış değişiklikleri, yoğun kuşkuculuk, sanrılar, halüsinasyonlar, aşırı enerji ve uyku ihtiyacında belirgin azalma gibi belirtilerin görülebileceğini söyledi.
Özellikle annenin kısa süre içerisinde alışılmadık biçimde değişmesi ve gerçeklikle uyuşmayan düşüncelere sahip olması, yakınları açısından önemli bir uyarı işareti olarak değerlendiriliyor.

“BEBEĞİME ZARAR VERİR MİYİM?” DÜŞÜNCESİ TEK BAŞINA PSİKOZ DEĞİL
Doğum sonrası dönemde bazı annelerin istemedikleri halde bebeklerine zarar verme düşüncelerinden korkabileceğini belirten Özcan, bu tür düşüncelerin tek başına psikoz anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Uzmanlara göre burada belirleyici noktalardan biri, kişinin düşüncenin gerçek olmadığının farkında olup olmaması ve bu düşünceden rahatsızlık duyması.
Psikozda ise kişinin gerçekliği değerlendirme biçimi bozulabiliyor. Gerçekte olmayan bir durum gerçek kabul edilebiliyor, olmayan sesler duyulabiliyor veya çevrede yaşanan olaylara gerçekle örtüşmeyen anlamlar yüklenebiliyor.
EN ÖNEMLİ İŞARETLERİ YAKINLAR FARK EDEBİLİR
Doğum sonrası psikoz yaşayan kişi her zaman kendi durumunun farkında olmayabileceği için aile ve yakın çevrenin gözlemleri büyük önem taşıyor.
Uzmanlar; belirgin davranış değişikliği, ciddi kafa karışıklığı, gerçek dışı inanışlar, yoğun şüphecilik, olmayan ses veya görüntülerin algılanması ve olağandışı enerji artışı gibi belirtilerin görülmesi halinde profesyonel yardım alınmasını öneriyor.
Bu belirtilerin “lohusalıktandır, geçer” düşüncesiyle ertelenmemesi gerektiği vurgulanıyor.
RİSK GEBELİK DÖNEMİNDE DEĞERLENDİRİLEBİLİR
Doğum sonrası ruh sağlığına ilişkin hazırlığın gebelik döneminde başlamasının önemli olduğunu belirten Özcan, özellikle daha önce yaşanan ruhsal sorunların ve önceki gebeliklerdeki ruhsal süreçlerin değerlendirilmesinin risk yönetimine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Özcan, risk taşıyan durumlarda yalnızca anne için değil, eş ve aile bireyleri için de bir destek planı oluşturulmasının önemine dikkat çekti.
Uzmanlara göre aile bireylerinin hangi belirtilerin acil değerlendirme gerektirdiğini ve böyle bir durumda nereye başvurulacağını önceden bilmesi, doğum sonrası ortaya çıkabilecek ciddi ruhsal krizlerde zaman kaybının önüne geçebilir.
