Uluslararası kuruluşların yayımladığı son veri ve raporlar, kadınların iş gücüne katılımında son 30 yılda artış yaşandığını ancak cinsiyet eşitsizliğinin hâlâ önemli bir sorun olduğunu ortaya koydu.
Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, 1990-2026 döneminde kadınların iş gücüne katılım oranı küresel ölçekte sınırlı da olsa yükseldi. Ancak erkeklerle aradaki fark birçok bölgede kapanmadı. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde kadın istihdamının büyük bölümü hâlâ kayıt dışı sektörlerde yoğunlaşıyor.
Dünya Bankası verileri, kadınların ekonomik güçlenmesinin ülkelerin kalkınma performansını doğrudan etkilediğini ortaya koyarken, eğitim ve finansal erişim arttıkça kadınların iş hayatına katılım oranlarının da yükseldiğini gösteriyor.
OECD analizlerinde ise kadın istihdamının artmasında çocuk bakım hizmetleri, esnek çalışma modelleri ve sosyal politikaların belirleyici olduğu vurgulanıyor. OECD ülkelerinde kadınların iş gücüne katılımı daha yüksek olsa da üst düzey yönetim pozisyonlarında temsil hâlâ sınırlı.
Dünya Ekonomik Forumu tarafından yayımlanan Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu’na göre, ekonomik katılım ve fırsat eşitliğinde tam eşitliğe ulaşılması mevcut hızla ilerlerse onlarca yıl sürebilir. Kadınların iş dünyasındaki temsil oranı artış gösterse de ücret eşitsizliği devam ediyor.
UN Women ise kadınların özellikle kriz dönemlerinde iş gücü piyasasından daha hızlı dışlandığına dikkat çekerek, kayıt dışı çalışma ve güvencesiz istihdamın kadınlar arasında daha yaygın olduğunu belirtiyor.
Uzmanlara göre, kalıcı iyileşme için eğitim, sosyal koruma, eşit ücret politikaları ve bakım hizmetlerine erişimin güçlendirilmesi kritik önem taşıyor.
