Ana Sayfa Sağlık 24 Ocak 2026 366 Görüntüleme

Uzmanından Selülit İçin Yeni Yaklaşım: “Sorun Estetik Değil, Metabolik”

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, selülit tedavisine yönelik alışılmış yaklaşımların ötesine geçen yeni bir klinik bakış açısını kamuoyuyla paylaştı. Karacalar, halk arasında “portakal kabuğu görünümü” olarak bilinen selülitin yalnızca kozmetik bir sorun olmadığını, vücuttaki derin metabolik bozuklukların dışa yansıması olduğunu vurguladı.

Selülitin bir sonuç olduğuna dikkat çeken Karacalar, “Bu tabloyu yalnızca estetik müdahalelerle düzeltmeye çalışmak kalıcı çözüm sağlamaz. Öncelikle altta yatan tıbbi nedenler ele alınmalıdır” dedi.

“Selülit Bir Hastalığın Belirtisi Olabilir”

Prof. Dr. Karacalar, selülitin oluşumunda pek çok metabolik faktörün rol oynadığını belirterek, lipödem, insülin direnci, kronik inflamasyon, östrojen baskınlığı, mitokondriyal fonksiyon bozuklukları, bağırsak mikrobiyotası sorunları ve vitamin-mineral eksikliklerinin süreci tetiklediğini ifade etti.

“Selülit sadece selülit değildir” diyen Karacalar, “Görülen her portakal kabuğu görüntüsü, vücudun iç dengesinde bir bozulma olduğunun işareti olabilir. Bu nedenle konu kozmetikten çok medikal bir perspektifle ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

İnsülin ve Östrojen Dengesizliği Öne Çıkıyor

Selülitin hücresel düzeyde nasıl geliştiğini de açıklayan Karacalar, yüksek insülin seviyelerinin yağ hücrelerinin büyümesine ve sertleşmesine yol açtığını, bunun da yağ dokusunda iltihaplanmayı artırdığını belirtti. Bu sürecin lenf drenajını ve kan dolaşımını bozduğunu ifade eden Karacalar, östrojen baskınlığının ise özellikle yüzeyel yağ birikimini artırarak selülit görünümünü belirginleştirdiğini söyledi.

Sedanter yaşam tarzı, uzun süre oturma ve kas kütlesinin azalmasının da dolaşımı olumsuz etkileyerek tabloyu ağırlaştırdığına dikkat çekti.

“Mitokondriler Bozuksa Yağ Yakımı Mümkün Değil”

Vücudun enerji üretim merkezleri olan mitokondrilerin rolüne de değinen Prof. Dr. Karacalar, mitokondriyal fonksiyon bozukluklarında yağ yakımının ciddi şekilde azaldığını belirtti. Bağırsak florasında yaşanan dengesizliklerin endotoksin yükünü artırarak cilt altı dokuda inflamasyonu tetiklediğini söyleyen Karacalar, C vitamini ve çinko eksikliği, yetersiz protein alımı ve aşırı şeker tüketiminin de selülit oluşumunda etkili olduğunu vurguladı.

Isı Veren Cihazlara Uyarı

Selülit tedavisinde sıkça kullanılan bazı estetik uygulamalara karşı da uyarılarda bulunan Karacalar, “Altta yatan metabolik sorunlar düzeltilmeden yapılan, özellikle ısı veren ve dokuya hasar oluşturan cihazlar durumu daha da kötüleştirebilir” dedi. Tedavinin mutlaka tıbbi altyapı üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirtti.

Cerrahi Müdahale Ne Zaman Gerekli?

Tedavi sürecinin aşamalarını net bir şekilde ortaya koyan Prof. Dr. Karacalar, öncelikle metabolik dengenin sağlanması gerektiğini ifade etti. Bu sürecin ardından, özellikle ileri evre (3. ve 4. evre) selülit vakalarında yüzeyel tabaka liposuction, selülit bantlarının serbestleştirilmesi gibi cerrahi işlemlerin devreye girdiğini belirtti.

Doku sarkmasına bağlı selülit görünümünde ise tek kalıcı çözümün germe (lifting) ameliyatları olduğunu söyleyen Karacalar, selülit tedavisinde kişiye özel, çok yönlü ve bilimsel bir yaklaşımın şart olduğunu vurguladı.

Yorumlar

Tema Tasarım | Osgaka.com