Zakir Avşar, kaleme aldığı “CHP’den istifa edenler dava satıcısı mı?” başlıklı yazısında Cumhuriyet Halk Partisi yönetimine yönelik dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Avşar, parti içinde eleştiri kültürünün yerini baskıcı anlayışın aldığını savundu.
Mevcut CHP yönetiminin yolsuzluk ve yozlaşma iddiaları karşısında savunmacı refleks gösterdiğini öne süren Avşar, eleştiren isimlerin ise ihraç, istifa baskısı ve kamuoyu önünde linç yöntemiyle susturulmaya çalışıldığını ifade etti.
Yazısında demokratik siyasetin temelinde şeffaflık, hesap verilebilirlik ve iç denetim mekanizmasının bulunduğunu vurgulayan Avşar, “Bir yapının ahlaki gücü, hata karşısında gösterebildiği dürüstlükte ortaya çıkar” değerlendirmesinde bulundu.
Parti içindeki eleştirilerin “ihanet” olarak görülmesini eleştiren Avşar, siyasi yapılarda mutlak bağlılık anlayışının kurumsal çürümeyi hızlandırdığına dikkat çekti. Avşar, yanlışları dile getirenlerin hedef haline getirildiğini, buna karşılık iddiaların odağındaki isimlerin korunmaya çalışıldığını savundu.
CHP’de yaşanan tartışmaların sadece parti içi mesele olmadığını belirten Avşar, kamu vicdanı ve siyasal etik açısından sürecin dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

