Ya Mars’dan bir virüs getirirlerse…

Merak duygusu, hammadde arayışı, stratejik teknoloji geliştirme ve hakimiyet kurma çabaları insanoğlunun1950’li yıllardan itibaren uzay çalışmalarına yaptığı yatırımların sebepleri arasında sayılabilir.
Mesela geçmiş yıllarda ay seferlerinden birinde aydan toprak numunesi dünyaya getirilip analiz edilmişti, bileşimindeki elementler nelerdir diye…
Bu tip araştırmalarda birincil amaç olarak da hep, dünya dışında canlı hayatın var olup olmadığını araştırmak olarak kamuoyuna ifade ediliyor.
Yakın gezegenlerde canlı varsa, canlıların yaşama ortamı varsa, gelecekte oralarda koloniler oluşturmanın söz konusu olacağı ifade ediliyor…
Canlılık için oksijen, su ve besin sürdürebilir olarak mutlaka gerekli…
Marsa gönderilen araç vasıtasıyla 5 gram oksijen üretimi gerçekleştirildiği son günlerde haber konusu ediliyor.
★★★
60-70 yıldır sürdürülen uzay çalışmaları sayesinde geliştirilen bir çok ileri teknolojik ürün (uydular, protezler, şarjlı ürünler, yoğun bakım monitorları,  bina yalıtım kaplamaları, araç koltukları, saydam diş telleri, MR, GPS vs.) günlük hayatta insanların kullanımına sunulmuş oldu…
Meselâ; haberleşme uyduları sayesinde bugün saniyeler içerisinde aktarılmakta ve  bilgi, görüntü ve ses, hatta radyo ve tv yayınları  insanlığın kullanımına ve hizmetine sunulmaktadır…
★★★
Buraya kadar her şey gayet güzel…
Covid-19’la daha bir kaç yıl başa çıkılamayacağı ifade ediliyorken, meselâ; ya marstan getirilecek materyalin içinde bulaştığı canlıları anafilaktik şoka sokarak kısa sürede öldüren ve bağışıklık sistemini kısa sürede çökerten, ilacı tedavisi ve aşısı olmayan mikroorganizmalar dünyaya getirilmiş olursa…Mars gribi, vebası, zatürresi, menenjiti, kuduzu…isimleri ile gündeme oturursa !
Ve bu yüzden dünyadaki canlılığın son bulmasına sebep olursa !
★★★
Amerikadaki bazı grupların dünyadaki insan nüfusunun 500 milyona indirilmesini savunduklarını aklının bir yanında tutarak, küçük de olsa bunun ihtimal dahilinde olduğunu göz ardı edemiyor insan.
★★★
Son zamanlarda insanoğlu astrofizik ve astrobiyoloji ile önceki dönemlere göre daha fazla ilgili…
Meteorlarda hayatın izleri, organik yapı taşları araştırılıyor, dünya hayatı formunun olmazsa olmazı suyun izi araştırılıyor, arkebakter yahut diğer mikroorganizmaların olup olmadığı  araştırılıyor…
Gezegenlerin atmosferleri, uzay tozları vb. konular yine merak ve araştırma konuları arasında…
Astrofizikçiler öngörüde bulunuyor; andromeda galaksisi ile dünyamızın da içinde olduğu samanyolu galaksisinin 4 milyar yıl sonra çarpışmaları zaten dünyanın ve dolayısı ile canlılığın sonunu getirecek diyor astrofizikçiler…
Bilimle uğraşanların merak ve keşif duygusu,  hakimiyet kurma düşüncesi ile bilginleri kontrol eden emperyallerin emrinde  ve kontrolünde olursa, gelecekte insan eliyle oluşacak marazları düşünmek bile istemiyorum !

Prof.Dr.Suat KIYAK

Yazarın Tüm Yazılarını Görmek İçin TIKLAYINIZ