Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI, ZÜBEYDE DURAN YAZILARI 1 Ağustos 2018 1478 Görüntüleme

TEK BİLDİKLERİ AİDAT İSTEMEK OLAN ODALAR NE İŞE YARIYOR?

Lütfen Paylaş

İlimizde mevcut pek çok oda, odaların bağlı olduğu odalar birliği, artık sayısını takip edemediğimiz kadar dernek, kooperatif, vakıf, cemiyet vs. var.

Hepsinde uygulanan sistem birbirine benzer olsa da ben bugün odaların işlevlerine değinmek istiyorum.

Okuduğu bölümle ilgili bir iş bulamayan çoğu insan boş gezmek yerine kendi işyerini açıp iyi kötü ekmek parasını kazanma yoluna gidiyor. İş yeri başvurunuzu yaptıktan sonra vergi levhanızla işyeri açabiliyorsunuz.

Eğer yapacağınız iş için iş merkezi adı altında geçen binalar uygunsa şanslısınız. Çünkü bu tür yerlerin zaten işyeri ruhsatı var ve uğraşmanıza gerek yok. Yok, eğer işyeri için binaların altlarında belirlenen kısımları tercih etmek zorundaysanız işte o zaman işler karışıyor.

Her fırsatta işyerini yoklayan zabıtalar belediyeye giderek iş yeri ruhsatı almanız gerektiğini aksi halde yaptırımları olduğunu belirtiyorlar. Gariban esnaf ne yapsın? Belediyeye doğru yola çıkıyor.

Belediyeden ruhsat vermeleri için istenen muhtelif evrakların yanı sıra bir de meslek odasına kayıt belgesi isteniyor. Bu sebepten dolayı vatandaş mevcut odalardan hangisi kendi iş koluyla alakalı ise o odaya gidip üye olmak, kayıt belgesini almak ve iş yeri açık kaldığı sürece üyeliğe devam etmek zorunda bırakılıyor.

Anlaşıldığı üzere esnaf vatandaş odaya kayıt olmak istemese de maalesef iş yeri ruhsatı almak uğruna mecbur bırakılıyor. Dedik ya zorunda… Başka alternatifi yok. Tabi üye olmak öyle bedava değil. İlk giriş ücretiyle birlikte maalesef kanunlarda alınması zorunlu olarak belirtilen rakamları her dönem ödemek gerekiyor. Ola ki aidatları ödeyemediniz… Sizden faiziyle, icra yoluyla vb. şekillerde illaki alınıyor.

Yani kısacası vergi levhanızı alarak işyeri açıyorsunuz, bir de işyeri ruhsatı isteniyor. Ruhsatı almak için belediyeye gidiyorsunuz bir de oda kaydı isteniyor. Oda kaydını almak için odaya gidiyorsunuz ilk giriş ücretinin yanı sıra işyeriniz açık kaldığı sürece üyelik aidatı ödenmesi isteniyor ve kanunen zorunlu deniyor.

Şimdi esnaf ne yapsın?

Gelelim meslek odalarının ne işe yaradığına ve esnafa ne gibi hizmetler verdiğine…

Maalesef meslek odalarının ne işe yaradığını ben anlamış değilim. Yıllardır odaya kayıtlı olan bir esnaf olarak şahsen hiçbir hizmet almadım.

Bırakın hizmet almayı oda başkanının işyerimize sadece seçim öncesi oy istemek için 3 dakikalığına geldiğini bilirim.

Şimdi doğal olarak ta aklımıza şu soru geliyor. “Neden odalara kayıt olmak zorunda bırakılıyorum? Kanunla alınması zorunlu tutulan ve karşılığında hiçbir hizmet almadığım bu aidatı neyin karşılığı olarak ödüyorum?”

Evet, soruyorum ben, biz, bütün esnaf arkadaşlar zaten devlete vergimizi ödeyen mükellefleriz. Dolayısıyla muhasebecilerimiz de var ve ayriyeten onlara da ücret ödüyoruz. Peki, bir de bu oda aidatını neyin karşılığı olarak ödüyoruz. Adını ne koyalım? Bağlı bulunduğumuz odaların başkanları aidat istemenin ötesinde makamlarında sefa sürmekten, açılışlarda boy göstermekten başka ne iş yapıyorlar?

Bir diğer herkesin merak ettiği fakat bir türlü dile getirilemeyen soru… Gerek toplanan aidatlar gerekse kalkınma ajanslarından odalara aktarılan paralar nereye harcanıyor? Neden kimse sormuyor? Neden araştırılmıyor? Neden faturalandırılıp kamuoyuna sunulmuyor?

İnsanların hür iradesiyle Elazığspor’a yaptığı bağışlar bile bu derece sorgulanırken, gariban esnafın sırtından kazanılan paraların nereye kullanıldığı neden sorgulanmıyor?

Ben öncelikle esnaf bir vatandaş daha sonra bir basın mensubu olarak bu konuya bir açıklık getirilmesini istiyorum. Odaların bünyesinde toplanan paraların nereye kullanıldığını öğrenmek istiyorum. Faturalarını görmek istiyorum.

Sonrasında da odalara asılan “Bilmem Kaç Nolu Kanunun Kaçıncı Bendine Göre Oda Üyelik Aidatı Ödemek Zorunludur” ibaresinden yola çıkarak Devlet büyüklerimize seslenmek istiyorum. Vergi affı çıkartmanızdan da anlaşıldığı üzere esnaf zor durumda… Yok dense de esnaf uzun zamandır ekonomik bir kriz ile uğraşıyor. Maalesef iş yapamıyor. İş yapamadığı için doğal olarak ta bırakın vergisini, aidatını, BAĞ-KUR’unu,  yaşamsal ödemelerini bile yapamıyor.

Hal böyle iken işyeri ruhsatı almak için getirilen odalara kayıt mecburiyetinin kaldırılmasını ve kanunla belirtilen aidat ödeme zorunluluğu adı altında esnafın sömürülmesinin artık son bulmasını tüm esnafların sesi olarak talep ediyorum.

Birileri esnafın halini derdini sormadan, sorunlarını dile getirmeden, çözümler üretmeden, hizmet vermeden, çalışma yapmadan, proje üretmeden sadece rahat koltuklarında otursun, aldıkları helal olmayan maaşlarıyla sefasını sürsün ve esnaflardan zorunlu olarak aldığı aidatlarla beslensin. Vebaldir… Kul hakkıdır… Bunu ne kul kabul eder, ne de Cenab-ı Hak…

 

error: Content is protected !!
Tema Tasarım | Osgaka.com