Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI, MURAT AT YAZILARI 3 Ağustos 2018 1212 Görüntüleme

“BİR GODOŞ SİNSİ PLANLARIYLA EN BAŞA GEÇİP BİZİ GÜTMEK İSTEDİ”

15 Temmuz İhanetin zirvesiydi…

15 Temmuz’da Aziz Milletimizin böylesine bir direnci göstereceğini hiç ama hiç kimse beklemiyordu.

Peki, 15 Temmuz’dan sonra ne oldu?

FETÖ’nün Devlet kurumlarındaki tüm unsurlarının üzerine gidildi.

Nasıl mı?

Bylock kullananlar, para yatıranlar, herkesin bildikleri vs.

İlk alınanlarda sorun zaten yok.

Ya sonrakiler?..

İyi bir şekilde analiz edecek olursak FETÖ’nün iftiracılarının memnuniyetsiz ve mağdur sayısını artırma derdinde olduklarını görebiliyoruz buradan bakınca. Bilgiyi karmaşaya boğarak yeniden nüfuz edinme derdinde oldukları apaçık ortada.

17-25 Aralık 2013 sonrasında siyasetteki FETÖ’cüler “Efendim daha öncesinde biz bunları bele bilmidik” diyerek aklanıyor, ticaretteki FETÖ’cüler hakeza aynı şekilde aklanıyor da peki, kamudaki adamın suçu ne?

Örnek mi istiyorsunuz. İşte size bir örnek.  El-Bab ve Afrin’de, her iki harekâtta da görevli bir Tabur Komutanımız geçtiğimiz günlerde açığa alındı. Emniyet sorgu ve tetkiki ile masum olduğu ortaya çıktı. Durum savcılığa yazı ile bildirildi. İlgili savcı ne yazık ki bu komutanımızın ismini elindeki listeden çıkartmadan kamudaki görevlilerin olduğu listeyi Milli Savunma Bakanlığı’na bildirdi. Ve sonunda da bu yarbayımız açığa alındı. Bu nasıl bir iştir? Olan Milletimizin emeklerine oluyor. Bu tip olumsuz olaylar neticesinde de Devlete küsen insanlarımızın ne yazık ki sayısı artıyor.

Bakıyorsunuz, herkes tarafından bilinen FETÖ’cü işadamı tam gaz işinde gücünde. Özellikle de yerelde FETÖ’cü olduğu herkes tarafından bilinen siyasiler tam gaz işinde gücünde. Eeee! FETÖ’cülerin kritik görevlerden uzak tuttuğu vatansever insanlarımız ise üzerlerine atılan kara bir leke ile kapı dışarı ediliyorlar.

Yazık, vallahi çok yazık.

Peki, sivildeki FETÖ’cülere ne demeli?

Geneli o gece evinde sonucu beklemiş.

Sonra çoğu siyasetin içinde çöreklenmiş sahte kahramanlarla demokrasi nöbetine..

FETÖ mensuplarına şu bir gerçek ki zulmetmeyi öğretti. İftira atmayı öğretti. Yalan söylemeyi öğretti. Kuyu kazmayı ve kumpas yapmayı öğretti. Kul hakkı yemeyi öğretti. Tedbir diye günahların her türünü kolayca işlemeyi öğretti. Üstelik tüm bunları Allah Rızası kılıfı ile yapmayı öğretti.

Peki, bu zihniyetle de mücadele etmek gerekmez mi?

“Bizden!” görünüp bize ihanet edenler…

ASELSAN, ROKETSAN, TAİ vb. Üreten, bulan, geliştiren insanlara kim ya da kimler engel oluyor?

Devleti, devlet içinde kimler kazıklıyor?

Daha uygun şartlarda özellikle savunma sanayinde ürün geliştiren kişilerin önüne kimler geçiyor?

Kimler devlet ve milleti kendi şahsi menfaatleri için ya da dış bağlantıları ve şirketler için dolandırıyor ve kazıklıyor?

Kim yapıyor bunu?

FETÖ’cüler ya da FETÖ zihniyetli ihanet çeteleri

Peki, Kim peşine düşecek bunların?

Gerçekten yorulduk artık..

15 Temmuz’un üzerinden tam iki yıl geçti.

Türk Halkı yine devletinin yanında ve elinde şanlı bayrağımızla sokaklarda. Dilerim ki halkımızın kıymeti bilinir. Dilerim ki Cumhurbaşkanımız yeni dönemde partisi ve atadıklarından kaynaklanan kibir dağlarını yıkar. Dilerim ki yerel teşkilatlara bir çeki düzen verir.

Saygılarımla…

 

Yorumlar

İlginizi çekebilir

YİNE HÜSRAN!

YİNE HÜSRAN!

error: Content is protected !!
Tema Tasarım | Osgaka.com