Ana Sayfa ELAZIĞ, KÖŞE YAZILARI, ZÜBEYDE DURAN YAZILARI 7 Ocak 2019 661 Görüntüleme

VARIN BAŞLIĞI SİZ KOYUN…

Lütfen Paylaş
  • 26
    Shares

Evet, toplum olarak fazlasıyla meraklıyız. Meraklıyız da merak ettiğimiz konuları okuyup, araştırıp doğru bilgiye ulaşmak konusunda çok ta başarılı değiliz.

Bilgi alışverişi yapmakta ise üzerimize yok… Günümüzde her bilginin doğru olanına ulaşmak çok basitleşmişken kulaktan dolma bilgilere itibar etmek nedense daha kolayımıza geliyor…

Gazete okuma, haber sitelerini takip etme alışkanlığımız ise yok denecek kadar az. Bu yüzdedir ki günümüzde gazeteler galiba sofra bezi olarak kullanılan bir nesne sanılıyor.

Bu duruma sağ olsun(!) sosyal medyanın büyük katkısı var. Haberleri internetten takip ediyorum diyenlerin büyük kısmı sosyal medya sayesinde her konu hakkında okuyup-araştırmadan, doğru-yanlış demeden bir şeyler paylaşıp yorum yapmaktan, kişileri, kurumları, meslekleri, yapılan veya yapılmayan işleri sorgulamaktan büyük zevk alıyor.

Biz gazeteciler ise günün büyük bir bölümünü okuyup, yazıp, araştırarak geçiren kişiler olarak doğru habere ulaşmak için zaman sarf ederiz.

Hazır gazeteciler demişken, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’de yaklaşmışken merak edenler için dilim döndüğünce mesleğimizi anlatmaya çalışayım…

Gazeteci Kimdir? Nasıl Gazeteci Olunur?

Kamuoyunu bilgilendirmek üzere, toplumda meydana gelen olaylarla ilgili bilgi toplayan, bunları değerlendirerek yorumlayan, bilgiyi bozmadan ve anlaşılır bir şekilde iletişim araçlarında yayınlanmaya hazır hale getiren kişiye gazeteci denir.

Okulların ilgili bölümlerini okuyarak gazeteci olunabileceği gibi alaylı bir şekilde çalışarak ta gazeteci olunur. Gazeteci olmak için herhangi bir partiye, cemiyete, derneğe, odaya vb. yerlere üye olmanıza veya ille de günlük gazete çıkarmanıza gerek yoktur. Bu işe ilk adım attığınız zaman Basın Savcılığı tarafından verilen belge ile gazete ve gazeteci olduğunuz onaylanır. Valilik, kurumlar, belediye ve zaman içerisinde toplum tarafından da benimsenirsiniz. Haberler, bilgiler, belgeler artık sosyal medya yoluyla bile size ulaşmaya başlar.

Yaptığınız haberlerle ve gazeteci kimliğinizle her kesim tarafından kabul ve takdir görürsünüz. Bunun dışında arada çıkan çatlak seslerin ne düşündüğünün çokta önemi yoktur.

Gazetecilik aslında hiç de kolay değil sanılanın aksine hayli zor, meşakkatli ve fedakârlık isteyen bir meslektir. Her meslekte olduğu gibi belli yeteneklere sahip olmazsanız gazetecilik yapamazsınız. Gazeteciler, belirsiz mesai saatleri içerisinde işini en iyi şekilde yapabilmek ve helalinden ekmek parasını kazanmak için çabalarlar. İşinize duyduğunuz sevgi, heves ve çok çalışmak başarılı olmak için önde gelen şartlardır.

Planlı ve programlı olarak çalışmak zorunda olan gazeteci her an haber peşinde koşar. Çalışma saati mefhumu yoktur. Bazen sabahın köründe, bazen gecenin yarısında klavyenin tuşlarına basar. Görevi uğruna yeri geldiğinde uykusundan, sosyal hayatından, sağlığından hatta ailesinden yana fedakârlıkta bulunur.

İlimizde okunup bilgi almak için değil, yemeklerin altına, çekmece, dolap içlerine serilmek ya da soba tutuşturmak için kullanılan bir nesne olarak görülen gazetelerin okunmaya hazır hale gelmesi uzun bir uğraş sonucudur.

Yeri gelir verdiğimiz emekler tek kalemde göz ardı edilebilir. Kötülenebiliriz, görmezden geliniriz, tanınmayız… Fakat hiç önemi yok… Yine de doğruları savunmaktan vazgeçmeyiz.

Tabii ki haberlerimizle, yazılarımızla her kesimi memnun etmemiz mümkün değildir.  Herkes gazetelerde, haber sitelerinde haberinin çıkmasını ister ama olumlu olması kaydıyla… Gazeteler ve gazeteciler ise olumlu işleri takdir ederken, olumsuz işleri de kamuoyuna duyurmak ve çözüm aramak için uğraşırlar. Bu durum sonucu illaki farklı eleştiriler yapılabilir. Bu kaçınılmaz… Fakat eleştirinin haklılığı ve üslubu çok ince bir nezaket noktasıdır.

Daima Gerçeklerden ve Haklıdan Yanayız…

Bilinmesi gereken şudur ki, gazetecilik ilkelerine bağlı olarak haber yapan bizler daima gerçeklerden ve haklıdan yanayız. Devletimizin, şehrimizin ve halkımızın zararına yapılmış işleri görmezden gelemeyiz.

Yalakalık yapmak asla bize göre değildir. Bu yüzdendir ki bazı kesimlerden tepki gelse de en azından vicdanımız rahat bir şekilde yaşamayı tercih ederiz. Elimize gelen haberin doğruluğunu araştırmadan, belge ve bulguları değerlendirmeden laf olsun diye haber yapmayız. Yine aynı şekilde yapılan haberlerin muhataplarına her zaman için cevap hakkı tanırız.

Gazete aboneliğinden 3-5 tanesi iptal edilebilir, reklamlar kesilebilir düşüncesiyle haksızlığa karşı susmak basın ilkelerine uygun olarak çalışan gazetecilere yakışmaz. Çevremizde fazlasıyla yer alan dilsiz şeytanlardan bir farkımızın olması için haksızlıkların karşısında durarak mesleğimize yakışır bir şekilde çalışmaya devam etmek en büyük idealimizdir.

Kamuoyunun bilgilendirilmesinde doğru ve güvenilir haber yapma, objektif olma, özel hayata ve kişilik haklarına saygı gibi değerleri içerisinde barındıran bir mesleği icra eden gazeteciler olarak bizler mesleğimizi zorluklarıyla birlikte seviyoruz ve bu kutsal mesleği yaptığımızdan dolayı kendimizle gurur duyuyoruz. Bundan önce olduğu gibi bundan sonrada gücümüzün yettiğince elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışarak okurlarımızın takdirine sunmaya devam edeceğiz.

Bu düşünce ve duygularla görevini zorlu şartlar altında hakkını vererek yerine getiren tüm meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlarım.

error: Content is protected !!
Tema Tasarım | Osgaka.com