Ana Sayfa ELAZIĞ, SİYASET 25 Aralık 2018 681 Görüntüleme

EN BÜYÜK HAYALİ KATILIMCI BELEDİYECİLİK. PEKİ, SEÇİLDİĞİ TAKDİRDE UYGULAYABİLİR Mİ?

Yerel seçimler hızla yaklaşırken, Elazığ özelinde ve Türkiye genelinde siyasal partiler, belirledikleri adaylarla, özel strateji ve programlarla halkın önünde sınav vermeye başladılar.

Seçimlerin sıcak atmosferinde, başta iktidar partisi olmak üzere tüm sağ partiler, birbirine benzer vaat yağmuruyla halkın güvenini kazanmaya çalışıyorlar.

Elazığ’da iktidar partisinden aday gösterilen Şahin Şerifoğulları yaptığı açıklamasında;  “Katılımcı belediyecilik anlayışını benimsediğimizi, çok önemsediğimizi her zaman vurguladık. Bundan dolayıdır ki sürekli çalışmalarımıza, görüşmelere devam ediyoruz. Yöneten ve yönetilen arasındaki bağı oluşturmanın ilk adımlarını seçim çalışmalarımızla atıyoruz. Allah’ın izniyle 31 Mart’tan sonra Rabbim bizlere Şehr-ül Emün makamını nasip ederse biz bu katılımcı belediyeyi daha çok önemseyerek, daha çok görüşerek, kendileriyle istişare ederek sorumluluğumuzu ve yükümüzün ağır olduğunu çok iyi biliyoruz. Katılımcı belediyecilik anlayışıyla devam ettiğimiz taktirde sorumluluğumuzun hafifleyeceğini, şehri birlikte yöneteceğimizi ifade ediyoruz. Ben değil biz mantığını önemsediğimizi her fırsatta dile getiriyoruz. İnşallah biz mantığıyla birlikte hareket ederek şehrimize en güzel hizmetleri yapabilmenin adımlarını şimdiden atıyoruz” dedi.

PEKİ NEDİR BU KATILIMCI BELEDİYECİLİK

  1. Yüzyılın yönetim felsefesi “Verimlilik, Şeffaflık ve Katılım” olarak özetlenebilecek üç ana temele oturtulmuştur. Bu düşünceye paralel olarak, yerel yönetimlerin yapılarında da değişimler gözlenmektedir

Yerel yönetimler, halkın güven ve desteğini sağlayarak, onların dilek ve önerilerine dayalı, katılımcı ve demokratik hikmet sunmalıdır. Yerel yönetim aktif yurttaşlığı geliştirir, yerel temsili ve katılımı sağlar, yerel kimliğin oluşmasına ve geliştirilmesine katkıda bulunur.

MADDELER HALİNDE SIRALANACAK OLURSA;

*Kent bilincinin geliştirilmesi için “demokratik halk meclisleri”nin örgütlenmesi,

*Engelli yurttaşların kente ve kent yönetimine katılımlarının sağlanması,

*Yaşlılar, gençler, kadınlar ve çocuklar için katılım mekanizmalarının oluşturulması,

*Muhtarların katılım konusunda etkin hale getirilmesi,

*Site ve sokak örgütlenmelerinin oluşturulması,

*Kimseyi dışlamadan farklı siyasal anlayışların kendini ifade etmesinin sağlanması,

*Seçimler öncesi ve sonrası süreçte yönetim adaylarının yapacağı iş; vaat vermek değil, sorunları başkalarına ihale etmek değil, demokratik katılımcılık anlayışıyla her şeyin halkla birlikte yapılması,

*Tüm yerel üreticilerin demokratik katılımıyla, halk kültür şenliklerinin örgütlenmesi, küresel sömürü karşıtı bu şenliklerde üretici haklarının öne çıkarılması… Örneğin:  “Sütte Sömürüye Son!… Tereyağında Sömürüye Son!… Pancarda Sömürüye Son !…”

*Üretenlerin kendi kendini yöneteceği, söz yetki ve karar sahibi olacağı mahalle – semt meclislerinin oluşturulması, bu meclislerin kesintisiz demokrasi okulları haline dönüştürülmesi,

*Sorunların, yerinde çözümü için mahalle sakinlerinin önerilerinin değerlendirileceği sosyal etkinlikler düzenlenmesi,

*Kent meclislerine işlerlik kazandırılması, katılımcı belediyecilik ilkelerinin belirlenmesi ve yaşama geçirilmesi…

“ Katılımcılık, açıklık, çoğulculuk, öz yönetimci, insan odaklı,  çevreyi koruyan, geliştiren; özgürlükçü, demokratik toplumcu,  dezavantajlı gruplara duyarlı, eşitlikçi, yerelden genele çözüm üreten belediye anlayışı, kolektif çalışan, dayanışmacı, farklılıklara saygı; doğal yaşamı koruma ve geliştirme, çalışanların emeğine saygı, gücünü halktan alan; hesap veren, ekonomik ve kaliteli hizmet sunan…”

*Kent planlaması, kentsel tasarım, mimarlık vb. konularda, ilgili meslek örgütleri ile birlikte karar süreçlerinin örgütlenmesi,

*Sivil toplum kuruluşları, tüketici dernekleri ve hemşeri dernekleri ile ilişkilerin kurumsal düzeyde sürdürülmesi ve “danışma kurulları”oluşturulması,

*Belediye hizmetlerinin denetiminin açık, şeffaf ve anlaşılır hale getirilmesi,

*İl Genel Meclisi ve Belediye Meclisi üyelerinin belirlenmesinde, nitelikli kadroların seçimi konusunda demokratik ve katılımcı bir yaklaşımın hayata geçirilmesi gereklidir.

Bu katılımcı yönelimi, toplumsal değişime ve dönüşüme giden,  stratejik bir odaklanmanın parçası olarak ortaya koymak ve sorunun yalnızca seçimler değil, toplumsal alanda, emek eksenli yönetsel güçlerin geliştirilmesi, halkın düzen karşısındaki örgütlenmesi ve demokratik halk iktidarı alternatifinin gösterilmesi, pratik olarak ancak üretenlerin yöneteceği katılımcı bir anlayışla mümkün olur.

Şahin Şerifoğulları’nın Belediye Başkanı seçildiği takdirde bu maddeleri harfiyen uygulayabileceği ise merak konusu oldu.

 

Yorumlar

error: Content is protected !!
Tema Tasarım | Osgaka.com