Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI, ZÜBEYDE DURAN YAZILARI 11.09.2020 26 Görüntüleme

DEVLETİN BEKASI İÇİN…

Devletin bekası son zamanlarda siyasilerin ağzından çok fazla duyduğumuz bir ifade… Öyle ki 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimler beka meselesi olarak görülüyor.

Peki, Devletin Bekası Ne Anlama Geliyor ve Nasıl Sağlanır?

Devletin bekası, yönetim mekanizmasının kesin ve koşulsuz olarak korunması ve devamlılığının sağlanmasıdır.
Tarih boyunca sayısız devlet kurulmuş ve her devlet devamiyetini sağlamak için çabalar vermiştir. Bunu yaparken de dönemin ilim adamlarının donanım ve bilgilerinden faydalanmışlardır.

Bu ilim adamları arasında en çok dikkat çeken kişi devlet yönetimi konusunda geleceğe önemli bir eser bırakan Selçuklu veziri Nizamülmülk’tür.

Selçuklu Devleti, Nizamülmülk’ün  idari, malî ve askerî alanlarda aldığı tedbirler ve düzenlemeler sayesinde tarihinin en parlak dönemini yaşamıştır. Nizamülmülk, hanedan katında edindiği tecrübe ve bilgileri Sultan Melikşah’ın isteği ile “Siyasetname” adı altında kitaplaştırmıştır.

Nizamülmülk, az ve öz konuşması, merhameti, adaletten hiç bir zaman vazgeçmemesi, dine verdiği önem ve âlimliği ile tüm devlete nam salmıştır.

 

Nizamülmülk, yarım asırlık devlet adamlığı tecrübesi ile hazırladığı tarihin en önemli başvuru kaynaklarından biri olarak Türk ve Dünya kültüründeki yerini alan eseri Siyasetname’de devlet yönetiminin ahlak ve adalet öğelerine dayandığına dikkat çekmiştir.

Nizamülmülk’ün devlet yönetiminde bulunanlara tavsiye ettiği 7 madde şöyledir…

Devletin Malını Sadece Devlet İçin Kullanın…
Yapılan Her İşi Kayıt Altına Alın…
Devlet Görevlilerini Liyakat İlkesine Uygun Seçin…
Dini Bütün Yardımcılar Seçin…
Sevilen Bir Yönetici Olun.
Zulmetmeyin… Görevlendirdiğiniz Kişilerin Zulmedip Etmediğini Kontrol Edin.
Merhametli Olun…

İşte Siyasetname’de önerilen ve bu günde geçerliliğini kaybetmeyen tavsiyeler bunlar… Bu tavsiyeleri sıralarken aklıma şeyh Edebali’nin Osman beye söylediği “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü geldi.

Şeyh Edebali Osman Gazi’ye verdiği öğütte uysallık, hoşgörü, adalet, affedicilik, birlik ve beraberlik, çalışkanlık gibi özelliklerden bahsederek “İnsanı yaşat ki, Devlet yaşasın” demiş.

Osman Gazi, kayınpederinin nasihatine harfiyen uymuş ve bu sayede daima başarılı olmuştur. O da vefat etmeden önce oğlu Orhan Bey’e İslamiyet’e olan sevgi ve saygısını, Türk milletinin rahat ve huzurunu düşündüğünü ve insan haklarına olan gönülden bağlılığını açıkça gösteren bir vasiyette bulunmuştur.

Bu tavsiyelerden çıkaracağımız sonuca göre, devlet yönetimi ve alt kademelerin Allah korkusu olan, merhametli, adil, çalıp çırpmayan, adam kayırmayan, kendi refah içinde yaşarken milletine yoksulluk çektirmeyen ve bunları yapmak isteyenlere göz yummayan kişilerden oluşması halinde devletin bekası otomatik olarak sağlanmış oluyor.

Bu sebepledir ki devlet yönetiminde yer alan herkes, alınan kararların, yapılan işlerin, nereye varacağını menfaat gözetmeden düşünerek hareket etmelidir. Oturduğu makamın önemini ve yüklediği sorumlulukların ağırlığı ve bilinciyle hareket etmek zorundalar. Bunun dışında hareket edildiği zaman ise oluşan haksızlıklardan silsile ile sondan başa herkes sorumlu olur.

Sonuç olarak, Devletin bekası için bir yerleri yönetmek için talip olanların öncelikle adalet ve ahlak ilkeleri taşıyıp taşımadıkları ve buna uygun hareket edip etmeyecekleri sorgulanmalıdır.

Bunun aksi şekilde hareket edenler ise devletin bekası için değil ancak kendi makam ve koltuklarının bekası için çaba sarf etmiş olurlar.

Şimdi biraz düşünelim “Devletin bekası için oyumuzu kime vermeliyiz?”

Yorumlar

Tema Tasarım | Osgaka.com