Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI, Prof.Dr. İNANÇ ÖZGEN 16.11.2020 303 Görüntüleme

ÇÖL KAPLANI

Paylaş

Osmanlı’nın gözyaşlarıyla terk ettiği Mescid’i Nebevi’nin büyük komutanı Fahrettin Paşa’nın Medine savunması ile ilgili, tarih ne kadar ağlarsa o kadar yeridir. Çekirgeden başka yiyecek olmamasına rağmen, aylarca bu savunmanın sürdürülmesi aynı zamanda bu süreçte kutsal emanetlerin kurtarılması bir diğer önemli ayrıntı.

Gelelim bu sürece nasıl geldiğimize. Hicaz bölgesinde İngiliz ve Osmanlı mücadelesinde İngilizlerin başarılı olması bölgede Osmanlıyı zor durumda bırakan sürecin başlangıcı olmuştu. Bu sürecin devamında ajanlar vasıtasıyla kışkırtılan Arapların; bağımsız ve büyük Arap devleti rüyasıyla kandırılması, Enver paşa ve Cemal paşanın karışıklığın önüne geçmek için yapmış oldukları ziyarete rağmen İngilizlerin Jön Türklerin etkinliğinin dinsizlikle bir olduğunu Araplar içinde yayması ile süreç geriye dönülmez bir yola sokulmuştu. Şerif Hüseyin’in isyan ateşi Arapların kanına kadar işlemişti. Osmanlı devletine bağlılık yemini eden Şerif Hüseyin ilk isyan ateşini 10 Haziran 1916 yılında yakmış ve Mekke’de ilk kurşunu atarak kendisini Arap Kralı ilan etmişti. Tabi bu namerdi kışkırtan da bir Müslüman gibi yaşayıp, Osmanlı’yı arkadan vurma’nın temelini atan ünlü casus Lawrence olmuştu. Şerif Hüseyin’in isyana hazırlandığı haberinin alınması üzerine, Dördüncü Ordu Kumandanı Cemal Paşa, Fahreddin Paşa’yı Medine Kumandanlığına tayin etmişti (Bostancı, 2014). Ancak; İngilizlerin desteğiyle önce Mekke, sonra Cidde ve sonra da Taif ele geçirilmişti. Medine garnizonu ise kalbi peygamber sevgisi ile dolu Çöl kaplanı Fahrettin Paşa’nın sınırlı imkanları ile 2 yıl 7 ay savunularak son ana kadar teslim edilmemiştir. Teslim öncesi; Hz Peygamber’in kutsal emanetlerini İstanbul’a göndererek ceddine yakışanı yapmıştır. Süreçte; savunma açısından; gelişmeler hiç de istenen düzeyde değildir. Medine’de Demiryolu hattının teslim edilmemesi, sürecin uzamasında Osmanlı askerlerine moral ve ikmal desteği sağlamıştı. Mondros Ateşkes Antlaşması’nın imzalanması üzerine, Osmanlı orduları geri çekilmiş ancak, Fahri Paşa imanla Medine’yi savunmaya devam etmiştir. İngilizlerin ve Şerif’in teslim olması gerektiğine dair yoğun ısrarına rağmen Fahri Paşa’nın; “ancak Sultan’dan bir ferman gelirse teslim ederim diyerek devlete bağlılığını ve Müslüman ferasetini ortaya koymuştur. Hicaz’daki en önemli Osmanlı direnişi Medine müdafaası olmuştur. Bu süreçte açlıktan kırılan Ordu’nun imdadına çekirge sürüleri yetişmiş ve onlara besin olmuştur. Fahreddin Paşa savaş yılları boyunca bütün olumsuzluklara rağmen direnmeyi başarmış ve Mondros Mütarekesinin ardından da mücadelesini sürdüren Fahreddin Paşa, bu mütarekeye rağmen 70 gün daha aslanlar gibi Medine’yi savunmuştur. Ancak; 10 Ocak 1919’da kendisine yapılan yoğun baskılar neticesinde, iki buçuk sene boyunca büyük fedakârlıklarla müdafaa ettiği Medine’den çıkmak zorunda kalır ve 5 Ocak’ta Ravza ı Mutahhara’yı ziyaret eder ve gözleri ırmak olur akar ve 13 Ocak 1919’da Medine-i Münevvere Osmanlı idaresinden çıkar. Fahrettin Paşa’nın teslim olmasıyla Osmanlıların Hicaz’daki hükmü bitmiş ve asırlarca idare etmiş olduğu kutsal toprakları kaybetmiştir. Hicaz’da neticeyi belirleyen Fahrettin Paşa’ya gelen “teslim ol” emridir. Çünkü sonrasında Osmanlı birlikleri önce Hicaz’dan, daha sonra Ürdün ve Filistin’den Şam’a, oradan da asıl vatanına çekilmiştir. Bu büyük komutan 1948 yılında vefat etmiş ve Rumelihisarı Mezarlığı’nda defnedilmiştir. Mekanı cennet olsun inşallah. Sözümüzü onun peygamber efendimizin huzurunda gözyaşları içinde yaptığı veda konuşmasının son cümlesi ile bırakalım.

Ya Resulallah Biz Seni Bırakmayız.

Sağlıcakla kalın.

Prof.Dr.İNANÇ ÖZGEN

Fırat Üniversitesi

Biyomühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi

Literatür

Bostanci, M., 2014. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin Hicaz’da Hâkimiyet Mücadelesi. Akademik Bakış,11 7, 7 (14): 20 s

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Tema Tasarım | Osgaka.com