Şanslıydık. Küçük bir İlçe’nin sitesinde çocuk yaşlarımızda sinema ile tanışmıştık. King Kong, Çağrı filmleri en çok aklımda kalan filimlerdi. Çağrı filmini defalarca seyretmiştik. Maalesef dinimizi ve peygamberimizi bize tanıtan yine yabancı filim şirketleriydi. Hz. Ali’nin Zülfikar’ı Hz Hamza’nın şehadeti, Hz Bilal Habeşi’nin ezan okuyuşu, Uhud savaşında yapılan küçük bir hatanın nelere mal olduğu, Hicret ve Mekke’nin Fethi. Ne kadar güzeldi. Hele o ses tufanı. Uhrevi yete götüren anafor.

Çağrı filminin en dikkati çeken artistlerinden biri, Anthony Quinn’di. Quinn; sonradan Amerika’ya yerleşen Meksikalı bir anne ve İrlandalı bir babanın çocuğuydu. Değişik ırkların bir harmanı olan bu kişi, birçok farklı rolü bu sayede rahatlıkla oynayabilmişti. Bizimde o dönemlerde severek izlediğimiz Notre Dame’ ın Kamburu’nda Esmeralda’ya vurulan kambur Quasimodo’yu Quinn oynuyordu.  Oscar ve Altın Küre ödüllerinde birçok ödül alan ünlü aktrist,  Çağrı (film) filminde Hz. Muhammed’in amcası Hamza bin Abdülmüttalib’i, Lion of the Desert; Çöl Aslanı filminde Ömer Muhtar’ı canlandırarak Müslümanların gönlünde taht kurmuştu. 86 yaşında hayata gözlerini yuman Athony Quinn, sayısız başarıya imza atmıştır.

Halen seyrederken bizleri Asrısaadete götüren bu film, halen eşi benzeri olmayan tattadır. Bu filmin çekilmesinden yıllar sonra, Türkiye’de yapılan ve İslami kesimlerin beğenisine sunulan birçok dizi ve yapım, aynı ruhtan uzak, Kemal Sunal’ın filmlerinde kötülenecek “yobaz hoca tiplemelerine” malzeme çıkaracak türde yapımlardı. Sırlar dünyasında sahtekârlıkların ayyuka çıktığı, insanların manevi değerleriyle nasıl oynandığı, reyting uğruna dini değerlerin nasıl tahrif edildiği gün gibi aşikârdı. Alttan verilen buharlarla çıkıp gelen manevi nitelemeli şahsiyetlerin, cennetin cehennemin kapısını açması, o anda iyi insan kötü insan tiplemeleri ile yargılamaların yapılması, defterlerin sağdan ve soldan verilmesi gibi basit mantıklar, düşünüldüğü zaman sahtekârlığın üstünün örtülmesine katkı sağladığı belliydi. Hatta nurani sakallı amcayı gerçek hayatta birahane de bira içerken görenler, Aaaa bu amca cennetin kapısını aralıyordu, ne çabuk kendini içkiye verdi diye şaşıran saf Müslümanlarda yok değildi. Müslümanları düşünmeden uzak, dogmatik dürtülere bağlayan bu yapımlar, yıllar önce yapılan Çağrı gibi kaliteli yapımların yanından bile geçmiyordu.

Son zamanlarda TRT’nin tarihi dizilere verdiği önemin, Asrı Saadet’deki şahsiyetler üzerinden yeni yapımlarla şekillendirilmesi gençlerin düşünce dünyasına katkı sağlayacaktır.

Sağlıcakla kalın.

Prof.Dr.İNANÇ ÖZGEN

Fırat Üniversitesi

Biyomühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi

Yazarın Tüm Yazılarını Görmek İçin TIKLAYINIZ