Türkiye’nin su haritası, iklim değişikliğinin ve bölgesel yağış farklılıklarının etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Ülke genelinde takip edilen 113 barajın ortalama doluluk oranı yüzde 68,5 olarak ölçülürken, bazı barajlar tam kapasiteye ulaşırken bazıları ise neredeyse kuruma noktasına geldi.
Veriler, Türkiye’nin su kaynaklarında tek tip bir görünümden söz etmenin mümkün olmadığını ortaya koyuyor. Sivas’taki Gölova Barajı yüzde 100 doluluk oranıyla listenin zirvesinde yer alırken, Afyonkarahisar’daki Çapalı Dinar Karakuyu Barajı yüzde 99,8 ve Van’daki Zernek Barajı yüzde 99,3’lük seviyesiyle su rezervlerinin en güçlü olduğu noktalar arasında bulunuyor.
Buna karşılık bazı barajlardaki tablo endişe verici boyutlara ulaştı. Denizli’deki Adıgüzel Barajı’nda doluluk oranı yalnızca yüzde 0,1 olarak kaydedildi. Bursa’daki Devecikonağı Barajı yüzde 1,1, Bartın’daki Kirazlıköprü Barajı ise yüzde 1,6 seviyesinde kalarak kuraklığın en belirgin hissedildiği su kaynakları arasında yer aldı.
İstanbul’da Barajlar Farklı Mesajlar Veriyor
Megakent İstanbul’da ise barajlar arasında önemli seviye farklılıkları bulunuyor. Elmalı ve Ömerli barajları yüksek doluluk oranlarıyla kentin su ihtiyacına güçlü katkı sunarken, Sazlıdere, Pabuçdere ve Istrancalar barajlarında su seviyelerinin daha düşük seyretmesi, su yönetiminde dengeli kullanımın önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Enerjinin Gücü Barajlardan Geliyor
Barajlar yalnızca içme ve sulama suyu açısından değil, enerji üretimi bakımından da stratejik önemini koruyor. Türkiye envanterinde bulunan 573 baraj ve 473 nehir ile hidroelektrik altyapısı, ülkenin yenilenebilir enerji kapasitesinin temel unsurlarından biri olmayı sürdürüyor.
Kurulu güç sıralamasında 700 megavatlık kapasitesiyle Altınkaya Barajı ilk sırada yer alırken, Oymapınar, Berke, Hasan Uğurlu ve Yedigöze barajları da hidroelektrik üretiminde öne çıkan tesisler arasında bulunuyor.
Uzmanlar, mevcut verilerin Türkiye genelinde su rezervlerinin ortalama olarak yeterli seviyede görünmesine rağmen, bölgesel kuraklık riskinin devam ettiğini belirtiyor. Bu nedenle suyun verimli kullanılması, yeni su yönetimi politikalarının geliştirilmesi ve iklim değişikliğine uyum sağlayacak yatırımların artırılması büyük önem taşıyor.
