ADALET BAKANI YALAN SÖYLÜYOR
Parti Sözcümüz Azmi Karamahmutoğlu, partimizin gündeme ilişkin görüşlerini paylaştı.
Azmi Karamahmutoğlu, 6 Şubat depreminin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen depremzedelerin büyük çoğunluğunun yalnızlığı ve çaresizliği sürdüğünü belirtti. Konteynerlerde yaşam mücadelesi veren depremzedelerin AK Parti hükümetinin yerine getirmediği konut vaatleriyle hayal kırıklığına uğradığını söyledi. Konteyner şehirlerde bekleyişlerini sürdüren depremzedelerin öğrenci çocuklarının en temel ihtiyaçlarından biri olan okul yemeği konusunda bile hükümetin adım atmaktan kaçındığını vurguladı.
Karamahmutoğlu, özellikle depremin vurduğu Hatay, Adıyaman, Malatya ve Kahramanmaraş gibi illerdeki öğrenciler için bir öğün öğle yemeği sağlanmasının aciliyetine dikkat çekerek, bunun bir öncelik meselesi olduğunu ve gerekli kaynağın devletin mevcut imkanlarıyla rahatlıkla sağlanabileceğini belirtti.
Karamahmutoğlu, 2013’te sona eren birinci çözüm sürecinin ardından, 22 Ekim 2023 itibariyle ikinci bir çözüm sürecine girildiğini ve bu sürecin üniter devlet yapısını tehdit ettiğini dile getirdi. AK Parti hükümetinin halkın bu sürece göstereceği tepkiyi bastırmak için korku politikalarına başvurduğunu, ancak Zafer Partisi olarak bu pazarlıkların ortaya çıkarılması için mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.
ÜMİT ÖZDAĞ’IN TUTUKLULUĐU VE ADALET BAKANI’NIN AÇIKLAMALARI
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın 20 Ocak’ta gözaltına alındığını ve bugün itibariyle 21 gündür tutuklu bulunduğunu hatırlatan Karamahmutoğlu, bu tutuklamanın tamamen siyasi bir karar olduğunu vurguladı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un bu konudaki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını ve Bakanın siyaseten taraf tuttuğunu öne sürdü.
Ümit Özdağ’ın tutuklanma sürecine ilişkin olarak “Devlet bir siyasi parti liderinin tutuklanması için sahte belge üretir mi?” sorusunu kamuoyuna yönelttiğini belirtti.
Karamahmutoğlu, bu tutuklamanın hukuki dayanaklardan yoksun olduğuna dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: “Antalya’da yapılan bir konuşmanın davası neden Ankara’da açılıyor? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şikayeti varsa, Şikayet edenin ikametgahına göre bir savcılık ilgilenmeli, ancak hukuki yetki alanı gözetilmeksizin başka bir adliyede dava açılmış.” dedi.
“İKTİDARI ELİNDE TUTANLAR, MUHALİFLERİ İKİNCİ SINIF VATANDAŞ GÖRÜYOR”
Adaletin siyasi güçlere göre değişmemesi gerektığini belirten Karamahmutoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet Türkiye’sinde her vatandaş eşittir. Hukuk, bireylerin siyasal görüşlerine göre farklı işleyemez. Bugün iktidarı elinde tutanlar, muhalifleri ikinci sınıf vatandaş olarak görmekte ve haklarını gaspetmektedir. Ancak biz bu durumu kabul etmiyoruz. Sizden herhangi bir himmet beklemiyoruz, yalnızca kanunlara ve hukuka uymanızı istiyoruz.” dedi.


