DOLAR 32,9212 0.06%
EURO 35,7960 -0.23%
ALTIN 2.549,390,59
BITCOIN 2194925-1,60%
Elazığ
34°

AÇIK

17:13

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

 
height="132" />  
Her Tiroid Nodülü Kansere Döner Mi?

Her Tiroid Nodülü Kansere Döner Mi?

ABONE OL
Oca 31, 2022 20:18
Her Tiroid Nodülü Kansere Döner Mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Cihan Telo, Her tiroid nodülü kansere döner mi?, Ne zaman kansere döner nasıl takip etmeliyiz? Konuları ile ilgili bilgiler verdi.

Tiroit bezi vücudumuzun metabolizmasını sağlar. Tiroit bezi fazla çalıştığında, çarpıntı terleme titreme, ishal gibi belirtiler gösterir. Az çalıştığında kabızlık, saç dökülmesi, seste kalınlaşma, vücudun su toplaması, halsizlik ve yorgunluk belirtileri gösterir.

Muayene ve boyun ultrasonu sonucu saptanan tiroit Nodülleri Kanser açısından risk oluşturur. Bu nodüllerin takip edilmesi gerekir.Nodüller orta yaş bayanlarda daha sıklıkla görülür.Ortalama her üç kadından birinde Nodül saptanabilir, bu nodüller takipsiz kaldığında kansere dönerek vücuda yayılabilir.

Her tiroid nodülü kansere döner mi?

Ne zaman kansere döner nasıl takip etmeliyiz?

Nodül boyutlarında hızlı bir artış kanser ihtimalini artırır

Çocukluk döneminde radyasyona maruz kalmak kanser ihtimalini artırır

Ailesinde tiroit kanseri olanlarda risk taşır

Nodüllerin Boyun ultrasonunda Kanser belirtileri taşıması

Tiroit bezindeki Nodüllerin tek sayıda veya çok sayıda olması

Nodüllerin kistik yapıda veya solid olması

Hormon salgılayıp salgılamadığı kanser olasılığını değiştirmektedir.

-Elimizle yapılan Boyun muayenesinde Nodül saptanan hastalar mutlaka ultrasonografi ile kontrol edilmelidir. Bu hastaların bir çoğunda herhangi bir semptom yoktur. Hastaların herhangi bir şikayeti de yoktur tesadüfen muayene esnasında ele gelebilir. Tüm nodüllerde kanser ihtimali %5 civarındadır. Tesadüfen saptanan bu nodüller ultrason ile kontrol edilerek Şüpheli bulgu varlığında ince iğne biyopsisi ile kontrol edilmelidir.

Hangi hastalar risk altındadır

Çocuk yaşta saptanan nodüller

Ultrasonografide şüpheli bulgusu olanlar

Ailesinde tiroit kanseri olanlar

Erkek cinsiyette ve 45 yaş sonrası görülenler

Daha önce tiroit ameliyatı olanlar

Son Altay bir yılda nodülün boyutunda belirgin artış saptananlar

Nodüllerde düzensiz sınırların olması

İnce iğne biyopsisinde mutasyon saptanması

Nodülün soluk borusuna baskı yapması

Nodül de kalsifikasyonların olması

Nodülün çevre dokulara yapışık olması

Boyunda tiroid ile ilişkili lenf nodülleri de olması

-Boyunda Nodül saptanan hastalar yukarıda saydığımız belirtileri taşıyorsa daha yakından takip edilmeli, bu nodüllerin kansere dönme ihtimali daha fazladır. Gerekli durumda geç kalınmadan tiroid (guatr) ameliyatı olmalıdır.

Eğer risk taşıyan belirtiler yoksa, bu nodüller muhtemelen Selim’dir periyodik takip etmek gerekir.

Guatr ameliyatından korkmalı mıyım ?

Günümüzde teknolojinin sağladığı imkanlar ile beraber Tiroid bezindeki sadece kanserleşmiş bölüm alınarak sağlam dokular korunabilir.

-Hastaların devamlı hormon kullanmasına gerek kalmayabilir

-Kalsiyum metabolizmasını düzenleyen para tiroit bezleri korunur.

-Ses teli felcini önlemek için sinir monitörü kullanılır.

-Boyunda iz kalmasın diye küçük kesiler yapılır.

Sessiz İlerleyen Tehlike: Tiroid Kanseri

Tiroid kanseri genel olarak bir belirti vermediği için hastaların şikayeti olmaz. Bazı vakalarda, boyunda kitle oluşumu, lenf bezlerinde büyüme görülür. Çok nadir boğazda ağrı, nefes alma güçlüğü, yutkunmada sıkıntı, ses kısılması yaşanabilir. Erken teşhiste başarı şansı yüksektir.

 

TEDAVİ

Tiroid kanserinde uygulanacak yöntem, cerrahi operasyondur. Tiroid bezinin tamamıyla birlikte etrafındaki lenf bezleri de alınır. Bazı vakalarda cerrahi operasyon yeterli olmayabilir. Kanserin patolojik verileri ve vücut taramalarının sonucuna göre ameliyata ek olarak radyoaktif iyot tedavisi uygulanabilir.

Hastanın hipotiroid olma ihtimali yüksektir. Bu nedenle hayat boyu tiroid hormonu alması gerekebilir. Hasta ayrıca ilk dönemde altı ayda, daha sonraki dönemde yılda bir kez kontrolden geçmelidir. Hastaların yüzde 85’inde tam iyileşme görülür; diğer grupta ise hastalık tekrarlayabilir. Bu durumda yeniden tedavi yapılır.

GEBELİK DÖNEMİNDE RİSKLER

Tiroid, gebeliği ve bebeğin gelişimini etkileyen bir hastalıktır. Bu nedenle tiroid hastalıkları olan kadınların, gebelik kararı aldığında mutlaka uzmana danışmaları ve önce tedavi olmaları gerekir. Ancak tiroid her zaman gebelik öncesinde var olan bir hastalık değildir, gebelik nedeniyle de yaşanabilir.

Gebelik aşamasında kadınlarda birçok hormonal değişiklik olur ve metabolik gereksinimler artar. Buna bağlı olarak iyot ihtiyacı oluşur. Hafif iyot eksikliği bir sıkıntıya yol açmaz ancak yoğun eksiklik hem anneyi hem de karnındaki bebeği etkiler.

Normal gebeliği olan ve gebelik öncesinde tiroid hastalığı yaşamayan kadınlarda yaşanan bu değişiklikler sonucunda tiroid bezinde yüzde 10-20 seviyesinde bir büyüme görülebilir. Gebelik esnasında görülen tiroidin belirtileri genellikle çarpıntı, bulantı, kusma, iştahsızlık, halsizlik şeklinde görülür. Ancak bunlar gebelikte görülen normal belirtiler olarak kabul edilebileceğinden teşhis ve tedavide gecikilebilir. Bu nedenle gebelik aşamasındaki kadınların tüm şikayetlerini doktorlarıyla paylaşması çok önemlidir.

Gebelere yapılan testler ve tedavi, normalde yapılanlardan daha farklıdır çünkü gebelikte hormon seviyeleri değiştiği için, tiroidin geçici mi kalıcı mı olduğu normalde yapılan testlerle anlaşılmaz. Ayrıca bebeğin etkilenmemesi için tedavi yöntemi de değişiklik gösterir. Bu problemleri yaşayan gebelerin takibi hem kadın doğum uzmanı hem de endokrinolog tarafından yapılmalıdır.

İyot eksikliğini gidermek için iyotlu tuz, iyot açısından zengin gıdalar ve deniz ürünleri tüketilmeli, ayrıca uzmanın önerdiği miktarda iyot takviyesi alınmalıdır. İyot seviyesi çok önemlidir çünkü eksiklik giderilmezse bebekte gelişim ve sinir sistemi bozuklukları, zeka düşüklüğü görülebilir.

4 KANSER TÜRÜ

Papiller: Bütün tiroid kanserlerinin yüzde 80’ini oluşturan papiller, genellikle iyi seyreden bir türdür. Her yaşta görülmekle birlikte, ağırlıklı olarak 40’lı yaşlarda ortaya çıkar. Hiçbir belirti vermeden uzun yıllar tiroid bezinde kalabilir ancak bu durum risklidir çünkü metastaz yapabilir.

Folliküler: 50 yaşından sonra görülme sıklığı artan bu kanser türünün yayılma olasılığı yüksektir. Tiroid bezi zarı başta olmak üzere akciğer, kemik, nefes borusuna da yayılabilir. Tekrar etme olasılığı yüksektir.

Medüller: Tiroid bezinin salgıladığı kalsitonin hormonu ile yakından ilişkili bir türdür. Medüller kanser olanların yüzde 25’inin ailesinde de aynı tür kanser görülmüştür. Tiroid bezinin çıkarılması gereken medüller kanserde, lenf bezlerine sıçrama söz konusuysa, bu bezlerin de alınması gerekir.

Anaplastik: En hızlı seyreden tiroid kanseri türüdür. Kitle hızla gelişip büyüdüğü için solunumu güçleştirme olasılığı vardır. Bu durumda soluk borusunun çıkarılması gerekir. Tedavide kemoterapi ve radyoterapi de uygulanır.

NODÜLLERE YAKLAŞIM

Tiroid bezinin büyümesine guatr; tiroid bezinin içindeki bölgesel büyümelere ise nodül denir. Tiroid bezinde genel büyümeyle birlikte birden çok noktada bölgesel büyüme varsa, buna da multi nodüler guatr denilir. Bu rahatsızlıkta dikkate alınacak üç önemli nokta vardır:

Nodülün kanser olup olmadığı

Nodülün, hipertiroide yol açıp açmadığı

Nodülün nefes borusuna baskı yapıp yapmadığı

Nodül değerlendirmesinde en güvenilir yöntem, ince iğne aspirasyonudur. Deneyimli bir sitopatalog tarafından incelenmesi çok önemlidir. Kanser veya kanser kuşkusu olan nodüllere cerrahi müdahale zorunludur.

Nefes borusuna baskı yapan nodüller de, kanser riski olmasa dahi cerrahi müdahale gerektirir.

Aspirasyonu iyi çıkmış nodüller de her ihtimal göz önünde bulundurularak ultrasonda incelenmelidir. İlaç tedavisi veya cerrahi müdahale kararını doktorunuza bırakmalısınız.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.