Elazığ’da Tıp Öğrencisi Enes Kara Gelecek Kaygısı Nedeniyle İntihar Etti

Elazığ’da Tıp Öğrencisi Enes Kara Gelecek Kaygısı Nedeniyle İntihar Etti

Gencecik ve tertemiz bir tıp öğrencisi, cemaat yurdunda yaşadıkları ve gelecek kaygısı yüzünden hayatına son verdi. “Yaşama sevincimi kaybettim” sözü ise Enes’in akıllarda kalan en önemli sözü oldu.

İçinde bulunduğumuz dönemin ülkenin gençleri üzerinde nasıl etkiler bıraktığını gözler önüne seren ve hepimizi üzen bir olay yaşandı. Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara, yaşadığı baskılar, gelecek kaygısı ve umutsuzluk yüzünden intihar etti.

Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Enes Kara yaşadığı gelecek kaygısı ve kaldığı cemaat yurdunda yaşadığı baskılardan dolayı intihar etti.

Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. Sınıf öğrencisi Enes Kara (20), kaldığı cemaat yurdunda yaşadığı baskılardan ve yaşadığı gelecek kaygısından dolayı intihar etti. Arkasında intihar notu bırakan Kara, Müslüman olmadığı halde cemaat yurdunun kendisini namaz kılmaya ve cemaat derslerine katılmaya zorladığını belirtti.

Kara’nın bıraktığı notta şiddet görme ihtimali, mobbing, uzun süreli nöbetlerden şikayet ettiği görülürken kaldığı öğrenci yurdunda cemaat derslerine girmeye zorlandığı göze çarptı.

Yaşanan olay sonrası Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesinden bir öğrenci ise, ”Enes’in intiharı duyulduğunda sınıf gruplarında çok tepki çekti. Online sistemin acısı öğrencilerden çok fazla çıkarılıyor. Bizim tüm sınavlarımız çok zor, TUS var zaten o en zoru. Okuldan bitince asistan doktor oluyorsun ve hep mobbing ve uzun çalışma saatleriyle ömrünü tüketiyorsun. Asistanlık bitiyor, rahata kavuştum derken hastaların doktorlara olan şiddetleri görülüyor” dedi.

Gencecik ve tertemiz bir tıp öğrencisi, cemaat yurdunda yaşadıkları ve gelecek kaygısı yüzünden hayatına son verdi. “Yaşama sevincimi kaybettim” sözü ise Enes’in akıllarda kalan en önemli sözü oldu.

“DİN ADI ALTINDA GENÇLERE YAPILAN BASKLAR HAYATLARIN BAHARINDA OLAN GENÇLERİ HAYATTAN VAZGEÇMELERİNE NEDEN OLUYOR”

Emek Gençliği yaptığı açıklamada, “Tek adam yönetiminin haklarımıza saldırıları yaşamlarımıza saldırıya dönüşmeye devam ediyor. Dinci gericilik, yoksulluk, yolsuzluk, bizleri yalnız ve çaresiz hissettirmeye var gücüyle çalışıyor. Bizler daha genç yaşımızda saçlarımızın stresten beyazlamasına, yaşamımızdan vazgeçmeye, gelecek kaygısına mahkum değiliz. Bizler geleceğimizi düşünmeyi bir an olsun bırakamadığımız, özgürce yaşayamadığımız günlere mahkum değiliz. Tarikat yurtları kaderimiz değil. Kendisini yalnız, umutsuz, çaresiz hisseden her bir gencin yanındayız, omuz omuzayız. Özgür, şiddetsiz ve eşit bir gelecekte, yaşamımızın bizim olduğu yarınlarda hep birlikte mücadele ederek yer alacağız” dedi.

Gelecek Kaygısı Yaşayan Gençler

“İçinde bulunduğum durumdan tüm yaşama hevesimi, sevincimi kaybettim”

Enes’in geride bıraktığı notta en çok değindiği konulardan biri, okuduğu bölüm olan tıp ve doktorluk mesleği. Son dönemde ülkemizde yaşanan büyük doktor göçü, karşılaşılan şiddet olaylarının artması, kötü çalışma koşulları, maaşlar… Bunlar her biri, heyecanla okuması gereken bu bölümü Enes için bir umutsuzluk yuvasına çevirmiş.

Enes bölümü ile ilgili düşüncelerini bıraktığı notun bir kısmında şu sözlerle anlatmış;

”Hadi daha kolay bir üniye geçtim mezun olunca tus var köpek gibi çalışman gerekiyor hadi ona da çalıştım sonra asistan oluyorsun ve mobbinge maruz kalıyorsun, uzun sürelerde sıkça nöbet

tutuyorsun, psikolojik-fiziksel şiddete maruz kalabiliyorsun daha da uzar kısacası insancıl şartlarda çalışamıyorsun, gençliğini çürütmenin, emeklerinin karşılığını alamıyorsun ve sorunlar uzman olunca da bitmiyor bitse bile hayatımın önümdeki 10 yılına tekabül ediyor bu süre, aldığın maaş da 8k falan hadi 10 olsun yoksulluk sınırını bile geçemiyor.”

Enes’in ‘yaşama sevincini’ alıp götüren şeylerden biri de aile baskısı olmuş.

Toplumumuzun en acı gerçeklerinden biri olan ve ne yazık ki kabul edilmesi de aynı oranda zor olan bir konu başlığı, aile baskısı. Hele de bu baskı bir gencin yaşamına son vermesine etki ettiyse. Ne yazık ki Enes de bunu yaşamış. Ailesinin onu istemediği bir hayata zorlaması, geleceğe dair kendi hayallerini kurmasının önüne geçmesi, henüz 19 yaşında ona altından kalkılması zor bir umutsuzluk yüklemiş.

Enes, ailesiyle ilgili durumu da şöyle anlatmış;

”Bu ilk sorundu bir de ailem var. Ben yaklaşık 11. sınıftan beri müslüman değilim ailemse tam tersi Türkiye’deki en yobaz ailelerden biri. En basitinden dayım 10 yıllık sevgilisi ile sırf saçı açık diye evlenememişti. Şu an onların zoruyla cemaat yurdunda kalıyorum kalıyorum. Lisede ve ortaokulda yine böyle medreselere sıkça geliyordum bazı tatillerde yatılı kalıyordum. O zamanlar da istemiyordum ama ailem zorluyordu ve haftada 1-2 gün geliyordum ya da yılda 1-2 hafta yatılı kalıyordum çok da zor değildi bir de en fazla üniversiteye kadar gelirim zaten diye düşünüyordum. Burda vakit namazları zorunlu. Cemaat şeklinde kılıyoruz namazdan sonra ders var vs. 30dk sürüyor yaklaşık her vakit, günlük 1 saat burda olan kitaplardan okuman zorunlu haftanın 3 günü cemaat dersine katılman zorunlu yemekleri yine öğrenciler yapıyor, haftanın 1 günü temizliği yine biz yapıyoruz. Sabah namazıyla uyanıyorum, okula gidiyorum geliyorum, akşam namazı, yemek, okuma, yatsı namazı, cemaat dersi sonra saat 10 zaten ertesi gün tekrar 6.30 gibi tekrar namaza uyanıyorum. Pazartesileri böyle , diğer günler de cemaat dersi yok bir tek 8d e serbest oluyorum,hafta sonu da benzer yine 3 saat gibi vir şey kalıyor ve kalan zamanda adam akıllı ders de çalışamıyorum çünkü psikolojik olarak yorgun oluyorum. Bu 2 sorunu ayrı ayrı düşününce aslında katlanalamayacak şeyler değil ama bunları birleştirince tüm yaşama sevincimi alıyor, özgür hissetmiyorum kendimi 24 saatten kendime ayırabildiğim 3 saat falan. Buna ek olarak dönem sonlarında okuma programı oluyor 1 hafta boyunca sabahtan akşama kadar burdaki kitaplardan okuyorsun telefonuna falan da el koyuyorlar. Düşünsene bir dönem buna katlanıyorsun sonra ara tatil diye seviniyorsun ama yok zorla okuma programı var. Yazarken bile kötü oluyorum. Her günüm stresle geçiyor, saçım dökülüyor arada beyazlar var (bir süredir okulu saldığım için eskisi gibi değil gerçi artık). 19 yaşımı asla böyle hayal etmemiştim.”

Baba Diyor Ki, ‘Ben Bir Süre Kalınca Alışır Sandım’

Fakat Sonucu Çok Ağır Oldu”

Enes Kara’nın babası Mehmet Kara: “Sürekli telefonla oynuyordu. İçine kapanık birisiydi. Fazla konuşmazdı. Çevresiyle falan da konuşmazdı. Videosunu izledim. Kaldığı yer güzel insanların kaldığı yer. Talebelerin kaldığı yer. Orada kalmasını tavsiye ettim. Devlet yurdunda başvuru yapmadık. Durumumuz iyi. Manevi olarak ahretine faydası olsun istedim. Ben 25 yıldır Risale-i Nur okuyorum. Bir zararını görmedim. Ben bu cemaatin 25 yıldır içindeyim. Kaldığı yerde hiçbir sorun yoktu. Sürekli arkadaşlarıyla iletişim halindeydik. Birkaç ay kalır sonra alışır dedim. Cenazeyi aldık şu an dönüyoruz Hatay’a. Biz kimseden şikâyetçi değiliz. Olaydan sonra durumunu daha iyi anladık.”

Olayın yaşandığı an bina önünde olan bir görgü tanığı, “8 katlı bir binadan atlamış. Binanın olduğu yer bir site. 15 yıldır Nur Cemaati burada bu çalışmaları yapıyor. Site içerisindeki bütün evler onlara ait” dedi.

Kara’nın Ölümü Ülkedeki Cemaat Yurtları Sorununu Yeniden Gündeme Getirirken Yaşanan Olay Sosyal Medyada Da Tepkilere Neden Oldu.

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya: Enes”in katili kim? Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Kara cemaat yurdundaki baskılara dayanamayıp intihar etti. Anneler, babalar çocuklarınızı cemaatlerin, tarikatların eline bırakmayın! Halkın iktidarında gençlerimizin hayatını çalanlara fırsat vermeyeceğiz.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal: Enes Kara… 20 yaşında gencecik, pırıl pırıl yavrumuz. Tıp fakültesinde öğrenciydi. Cemaat yurdunda kalmaya mecbur bırakıldı, burada baskıya uğradı. Çaresizlikten yaşamına son verdi.

BU GENÇLERİN KARDEŞLERİMİZİN AHI SARAY’I YIKAR

CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan: Yazık çok yazık. Aslan gibi delikanlı. Bu gençlerin kardeşlerimizin ahı Saray’ı yıkar. Yurt yapmayıp üç kuruşluk çıkarları için bu gençleri yakanlar bilin bu çürük düzeninizi değiştireceğiz. İktidarımızda her genç devlet yurdunda kalacak. Özgür olacak.

Türk Tabipleri Birliği (TTB): Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi bir arkadaşımızı kaybetmenin derin acısını yaşıyoruz. Ailesine, tüm sevenlerine ve tıp camiasına baş sağlığı diliyoruz. Acısını yaşayanlarımızı düşünerek, yapılan sosyal medya paylaşımlarında hassas davranılması gereğini hatırlatıyoruz.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu: Enes Kara yaşatılan dayatmalarla tek çıkış yolu olarak nefessizliği buldu. Baskıcı, zorlayıcı ve tüketici bir süreç onu bu yola sürükledi. Yaşamdan vazgeçecek kadar bunaltan sorumlular, ona kalacağı yurt seçeneği tercihini siyasal amaçlarla sunmayan iktidar rahat mısınız?

Barınamıyoruz Hareketi: Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi 2. sınıf öğrencisi Enes Kara, zorla tarikat yurdunda kaldığını ve artık yaşama sevincinin kalmadığını anlatarak bu sabah hayatına son verdi. Yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. Bizi tarikat yurtlarına mahkum ettiniz, bizi öldürüyorsunuz, yeter!